|
Tweet |
Bosna Hersek'teki savaş
Yugoslavya, 1990'ların başında parçalanmaya başladı. Yugoslav Halk Ordusu (JNA) 1991'de Slovenya'da çatışmaları provoke ederken, kısa bir zaman sonra Hırvatistan'da da çatışmalar çıktı. Bu çatışmalar, 1991'de Bosna Hersek'in Ravno ve Popovo köylerine de sıçradı.
Yugoslavya'nın dağılma sürecine girmesiyle Bosna Hersek'te de bağımsızlık meselesi gündeme geldi. Daha sonra Bosna'daki savaşta işlediği suçlardan müebbet hapse mahkum edilecek olan Sırp siyasetçi Radovan Karadzic, bağımsızlık fikrine karşı çıkarken savaş olması halinde ülkedeki Müslümanların yok olacağını savunuyordu.
Tarihi "bağımsızlık" referandumu 29 Şubat-1 Mart 1992'de yapıldı. Bosnalı Sırpların büyük çoğunluğunun boykot ettiği referanduma katılanların yüzde 99,7'si bağımsız Bosna Hersek için "evet" dedi.
Referandumun ardından JNA ve silahlandırdığı paramiliter Sırp gruplar, Bosna Hersek'in farklı şehirlerinde saldırılar başlattı. İzetbegoviç, tüm Bosnalıları bu saldırılara karşı koymaya çağırıyor, bağımsızlık yanlıları İzetbegoviç'in liderliğinde çetin bir mücadele veriyordu.
Sırp paramiliter gruplar, kadın ve çocuklar dahil sivillere yönelik büyük katliamlar yapıyordu. İnsanlar evlerinden sürülüyor, kadınlara tecavüz ediliyor, İslam'a ve Müslümanlara dair ne varsa yok ediliyor, toplama kamplarında sivillere akıl almaz işkenceler yapılıyordu.
Ülkenin bağımsızlığını savunanlar, kuzeyde ve doğuda Sırplara karşı savaşırken, güneyde ve batıda ise Hırvatlarla çetin bir mücadele veriyordu.
Sırp güçleri tarafından 3,5 yıl kuşatma altında tutulan başkent Saraybosna'nın yanı sıra Prijedor, Bijelina, Zvornik, Visegrad, Srebrenitsa, Foça gibi birçok şehirde büyük katliamlar, soykırımlar yaşandı.
Bağımsız Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı
Dayton Barış Anlaşması ile 1995'te sona eren savaşın bilançosu çok ağır oldu. 200 bine yakın kişi hayatını kaybederken, 1 milyondan fazlası evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Anlaşma ile Bosna Hersek iki entite (Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti) ile Brçko Özerk Bölgesi'ne ayrıldı. Bosna Hersek Federasyonu da 10 kantondan oluşacaktı.
İzetbegoviç, silahları sustursa da ülkeye karmaşık bir siyasi yapı getiren Dayton'a ilişkin, "Bu adil bir barış değil ancak savaşın sürmesinden daha iyidir." ifadelerini kullanmıştı.
Aliya İzetbegoviç, "bağımsız" Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı ve daha sonra yeni siyasi yapıda Devlet Başkanlığı Konseyinin ilk Başkanı oldu.
İzetbegoviç, 19 Ekim 2003'te vefat etti
Sağlık sorunları nedeniyle 2000 yılında Devlet Başkanlığı Konseyindeki görevinden istifa eden İzetbegoviç, partisinin 2001'deki kongresinde de genel başkanlığa aday olmayacağını açıkladı.
Bosna Hersek halkına uluslararası arenada tanınan, bağımsız ve egemen bir devlet bırakan Aliya İzetbegoviç, 19 Ekim 2003'te başkent Saraybosna'da hayatını kaybetti.
Vefatından önce İzetbegoviç'in son görüştüğü devlet adamı ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu.
Cenazesine farklı ülkelerden 150 binden fazla kişinin katıldığı Boşnak lider, vefatından önce "şehitlerin arasında mütevazi bir mezara defnedilmek istediğini" vasiyet etmesi üzerine Saraybosna'daki Kovaçi Şehitliği'ne gömüldü.
Fikir adamı kişiliğiyle de tanınan İzetbegoviç, ardında "Doğu ve Batı Arasında İslam", "İslam Deklarasyonu", "Özgürlüğe Kaçışım", "Tarihe Tanıklığım" ve "Köle Olmayacağız" gibi eserler bıraktı.