|
Tweet |
Son yıllarda dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ilgi görmeye başlayan kırıntı madenciliği, İnegöl’de de doğa tutkunlarının dikkatini çekiyor. Akarsu yataklarında klasik eleme yöntemleriyle altın arayan meraklılar, kimi zaman günler süren emeğin ardından küçük miktarlarda altın parçacıkları bulurken, kimi zaman ise hiçbir şey bulamadan evlerine dönüyor.
İnegöl’de uzun süredir kırıntı madenciliği ile ilgilenen Sadullah Özsoy, bu işin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını belirterek, saatler süren zorlu çalışmaların ardından bazen sadece gözle zor fark edilen küçücük altın parçalarına ulaşabildiklerini ifade etti.
Özsoy, dere yataklarında yapılan aramaların büyük sabır istediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İnsanlar bazen bu işi sadece eğlence gibi görüyor ama aslında oldukça zahmetli bir uğraş. Sabahın erken saatlerinde dere yataklarına gidiyoruz. Saatlerce suyun içinde çalışıyoruz. Toprağı eliyoruz, taşları ayıklıyoruz. Gün boyu uğraşıp bazen sadece birkaç kırıntı bulabiliyoruz. Bazen de hiçbir şey çıkmıyor. Ama buna rağmen bu işten vazgeçemiyoruz”
“DOĞANIN İÇİNDE OLMAK BİZE HUZUR VERİYOR”
Kırıntı madenciliğinin sadece maddi kazanç amacıyla yapılmadığını ifade eden Özsoy, doğayla baş başa olmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.
Özsoy, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
“Bu işin en güzel taraflarından biri doğanın içinde olmak. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıyoruz. Dere sesi, kuş sesleri, temiz hava… Bunların hepsi insana huzur veriyor. Altın bulamasak bile günün sonunda güzel bir vakit geçirmiş oluyoruz. Bu iş biraz sabır işi. Emek veriyorsunuz, bekliyorsunuz. Sonunda küçücük bir parça bulduğunuzda bile mutlu oluyorsunuz”
“HEDEFİMİZ DAHA BÜYÜK PARÇALAR BULABİLMEK”
İnegöl’de bazı dere yataklarında küçük altın parçalarına rastladıklarını ifade eden Sadullah Özsoy, asıl hedeflerinin daha verimli bölgeleri keşfetmek olduğunu dile getirdi.
Özsoy, “İnegöl çevresindeki bazı dere yataklarında minik parçalar bulabiliyoruz. Ama bizim hedefimiz daha büyük parçalar bulabileceğimiz alanları keşfetmek. Bunun için sürekli araştırma yapıyoruz. Haritaları inceliyoruz, eski söylentileri araştırıyoruz. Bazen kilometrelerce yol gidiyoruz. Kolay bir iş değil ama merak ve heyecan bizi motive ediyor” dedi.
Kırıntı madenciliği ile uğraşan kişilerin sayısının her geçen gün arttığını belirten Özsoy, özellikle sosyal medya ve internet videolarının bu alana ilgiyi artırdığını söyledi.
Özsoy, dere yataklarında yapılan aramalarda çevreye zarar verilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, doğanın korunmasının önemine vurgu yaptı.
Öte yandan İnegöl’de doğa ile iç içe farklı hobiler edinmek isteyen vatandaşların da kırıntı madenciliğine ilgi göstermeye başladığı öğrenildi.