|
Tweet |
Dil, bir milletin kimliği; milleti bir arada tutan bağdır. Milli marş ise o milletin bağımsızlık sembolüdür. Dolayısıyla, bağımsızlık sembolü olan marş, kimlik olan milli dilde okunur!
Buradan tekrar hatırlatmak isteriz ki, anayasamızın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez maddelerinden olan 3. maddesi;
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı'dır. Başkenti Ankara’dır.”
Şeklindedir.
Büyük edebiyatçı Ömer Seyfettin’in dediği gibi, “Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk gibi duyarız ve Türk gibi yazarız.”. Bu yüzden Türk’ün marşından Türk dilini silercesine yapılan bu uygulamaya şiddetle karşı çıkıyor ve yapılanı İstiklal Marşı’mıza saygısızlık olarak addediyoruz!
Son olarak da belirtmek isteriz ki, son birkaç yıldır kendine yazar diyen kimseler de dahil olmak üzere bazı kesimler ay yıldızlı al bayrağımızı tartışmaya açmaya çalışmış; bazıları Türk kimliğine sataşmaya çalışmış; bazıları ise milli marşımıza müdahale etmeye çalışmıştır. “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım” diye başlayan andımızın da Danıştay kararına rağmen hala okutulmaması ise hafızamızdan silinmiş değildir!
Tüm bunlardan görüleceği üzere, birkaç yıldır milli değerlerimize sataşmalar moda olmaya başlamış ve milletimiz adeta bu sataşmaya alıştırılmaya çalışılmaktadır! Bizler bu sataşmalara alışmayacağız ve her zaman karşı koyacağız. Ulu Önder M. Kemal Atatürk’ün, Nutuk’ta da belirttiği gibi,
“Bilelim ki millî benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.”
Binlerce yıllık mazisinde kimseye yem olmamış olan büyük millet, nereden ve kimden gelirse gelsin, milli benliğine karşı her türlü müdahaleye karşı koyacak ve hiçbir millete yem olmayacaktır!