escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



MAKAMIN SINIRI BİNA DEĞİL, SORUMLULUĞUDUR

İsmail Kocal, kaleme aldığı “Makamın Sınırı Bina Değil, Sorumluluğudur”

facebook-paylas
Tarih: 18-07-2026 21:20

MAKAMIN SINIRI BİNA DEĞİL, SORUMLULUĞUDUR

Toplumlar sadece kanunlarla değil, o kanunları hayata geçiren bir anlayışla, bir devlet terbiyesiyle ayakta kalır.

 

Devlet adabı dediğimiz şey tam da budur; makamı bir ayrıcalık alanı değil, bir emanet ve sorumluluk olarak görebilmektir.

 

Bir kamu görevlisi, devletin vakarını temsil eder. Söylediği söz, aldığı karar sadece kendisini değil, temsil ettiği kurumu ve devleti de yansıtır. Bu sebeple makam sahipliği kişisel bir alan değildir.

 

Gerçek yönetici; dedikoduyla değil bilgiyle, önyargıyla değil araştırmayla, yakınlıkla değil liyakatle hareket eder. Çünkü bilir ki insanlar değişir, makamlar değişir; fakat devletin itibarı ve geride bırakılan iz kalır.

 

Kamu görevi her şeyden önce adalet sorumluluğudur.

 

Çünkü devletin gücü makamlarından değil, adaletinden doğar. Devlet geleneğini ayakta tutan da, milletin devlete olan güvenini sağlayan da adalet duygusudur.

 

Bu sebeple bir kamu yöneticisi karar verirken akrabalığa, yakınlığa, kişisel ilişkilere ya da önyargılara göre hareket edemez. Onun pusulası kişi değil haktır; çıkar değil kamu yararıdır.

 

Tarih boyunca güçlü devletleri ayakta tutan şey, ordularından önce adalet anlayışları olmuştur.

 

Bunun en güzel örneklerinden biri Hz. Ömer'dir.

 

Rivayetlere göre geceleri halkın arasına karışır, ihtiyaç sahiplerini bizzat görmeye çalışırdı. Kendisini halktan üstün görmez, yöneticiliği bir makam değil ağır bir emanet olarak kabul ederdi.

 

Çünkü gerçek yönetici, makamını halktan uzaklaşmak için değil, halka yaklaşmak için kullanır.

 

Bir kamu yöneticisinin en büyük sınavı karar anında başlar.

 

O anda ya duygularına teslim olur ya da ilkelere bağlı kalır.

 

Gerçek yönetici öfkesini kararına taşımaz, sempatisini ayrıcalığa dönüştürmez. Duygularını makamın önüne koymaz.

 

Onun rehberi hukuk, liyakat ve kamu yararıdır.

 

Devlet yönetimi duygularla değil; akıl, vicdan ve adaletle yürür.

 

Bazen doğru karar risk taşır.

 

Fakat kamu yararını gözeten bir risk, kişisel cesaret değil; kamu görevine sadakattir.

 

Bir kamu yöneticisi görev alanındaki insanları "benim personelim" ve "diğerleri" diye ayıramaz.

 

Çünkü devletin hizmet anlayışında böyle bir ayrım yoktur.

 

Kurum içinde çalışan personel ne kadar kıymetliyse, kurum dışında alın teriyle çalışan, vergi veren, üretim yapan, hizmet eden vatandaş da o kadar kıymetlidir.

 

Bir ilçe belediye başkanı sadece belediye personelinin değil, ilçede yaşayan herkesin belediye başkanıdır.

 

Bir ilçe müftüsü yalnızca imamların ve müezzinlerin değil, ilçedeki bütün din hizmetlerinin sorumlusudur.

 

Bir ilçe millî eğitim müdürü sadece kadrolu öğretmenlerin değil; ücretli öğretmenin, sözleşmeli öğretmenin, özel okulun ve ilçedeki bütün eğitim paydaşlarının müdürüdür.

 

Aynı şekilde bir ilçe spor müdürü de yalnızca kendi kurumunda görev yapan personelin değil; ilçedeki bütün spor kulüplerinin, bütün sporcuların, bütün antrenörlerin ve ilçede spora emek veren herkesin müdürüdür.

 

Çünkü o makamın adı "personel müdürü" değil, "ilçe spor müdürü"dür.

 

Makamın sınırını bina belirlemez.

 

Sorumluluğu belirler.

 

Kamu yönetimi bina yönetimi değildir.

 

Topluma hizmet etme sorumluluğudur.

 

Bir kamu yöneticisi herkese aynı anda yetişemeyebilir.

 

Ancak muhatap olduğu topluma ulaşabilmek, onları dinlemek ve sorunlarına çözüm üretmek zorundadır.

 

Bugün ülkemizde Cumhurbaşkanından valilere, belediye başkanlarından kaymakamlara kadar birçok yönetici vatandaşın arasına inmeye gayret göstermektedir.

 

Çünkü bilirler ki devlet, masasından değil; milletinin içinden yönetilir.

 

Vatandaşın önüne sürekli prosedür koymak, işi zorlaştırmak, çözüm üretmek yerine bahane üretmek, dedikodular üzerinden karar vermek kamu yöneticiliği değildir.

 

Bu, sadece sorumluluktan kaçmaktır.

 

Kamu görevi;

 

"İş olmasın, başım da ağrımasın."

 

anlayışıyla yürütülemez.

 

Tam aksine gerektiğinde baş ağrısını göze alabilmektir.

 

Çünkü kamu görevi sorumluluktan kaçma makamı değil, sorumluluğu omuzlama makamıdır.

 

Yusuf Has Hacib, yaklaşık bin yıl önce kaleme aldığı Kutadgu Bilig adlı eserinde devletin temelini adalet üzerine kurmuştur.

 

Ona göre adalet zayıfladığında yalnız insanlar değil, devlet de zayıflar.

 

Devleti ayakta tutan şey makamların ihtişamı değil; adalet, ehliyet ve hikmettir.

 

Eskilerin anlattığı meşhur bir ibret zinciri vardır.

 

Bir nal çivisi eksik olursa nal düşer.

 

Nal düşünce at aksar.

 

At aksayınca asker yetişemez.

 

Asker yetişemeyince ordu zayıflar.

 

Ordu zayıflayınca devlet tehlikeye girer.

 

İşte kamu yönetimindeki küçük görülen her adaletsizlik de böyledir.

 

Belki o gün fark edilmez.

 

Ama zamanla toplumun devlete olan güvenini zayıflatır.

 

Devletler büyük felaketlerle değil; küçük ihmallerin birikmesiyle yıpranırlar.

 

Bu yüzden kamu yönetiminde hiçbir haksızlık, hiçbir adaletsizlik ve hiçbir ihmal küçük görülemez.

 

Büyük Selçuklu Devleti'nin büyük devlet adamı Nizamülmülk, Siyasetnâme adlı eserinde devletin temelini adalet, ehliyet ve istişare üzerine kurmuştur.

 

Ona göre görevlerin ehline verilmediği, liyakatin göz ardı edildiği bir düzen uzun süre ayakta kalamaz.

 

Devleti güçlü kılan yüksek binalar değil; doğru insanların doğru görevlerde bulunmasıdır.

 

Yüce Allah Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurmaktadır:

 

> "Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder." (Nisâ Suresi, 58. Ayet)

 

 

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise adaletli yöneticinin değerini şu müjdeyle ifade etmiştir:

 

> "Yedi sınıf insan vardır ki Allah onları hiçbir gölgenin bulunmadığı günde Arş'ın gölgesinde gölgelendirecektir. Bunların ilki ad




Bu haber 138 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER İNEGÖL Haberleri

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
nöbetçi eczaneler
YAZARLAR
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


YUKARI YUKARI