<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>SAĞLIK - İnegöllü Metin</title>
<link>https://inegollumetin.com.tr/saglik/</link>
<description>sağlık ile ilgili güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://inegollumetin.com.tr</copyright>
<image>
<title>https://inegollumetin.com.tr</title>
<url>
https://inegollumetin.com.tr/images/genel/IMG_6420_1.jpeg
</url>
<link>https://inegollumetin.com.tr</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Kış geldi, virüsler geri döndü</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/kis-geldi-virusler-geri-dondu.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kış aylarında sık görülen virüslerin benzer belirtilerle başladığını ancak hastalıkların seyir ve risk düzeylerinin farklı olduğunu vurgulayan Medicana <span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span> Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mıstık, "Grip, nezle, Covid-19 ve RSV hastalıkları çoğu zaman benzer şekilde başlar. Ancak hastalıkların ciddiyeti, bulaşma süresi ve risk grupları farklıdır. Özellikle yaşlılar, kronik kalp-akciğer hastaları ve diyabeti olanlar daha dikkatli olmalıdır. Gribin kuluçka süresi 1-4 gündür. Hastalık ani başlayan ateş, baş ve kas ağrısı, halsizlik, kuru öksürük gibi belirtilerle kendini gösterir. Gribin ölüm oranı sağlıklı bireylerde düşük olsa da, kalp veya akciğer hastalığı olanlarda risk 100 kat artıyor" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Soğuk algınlığı ve nezle genellikle hafif seyirli enfeksiyonlar olduğunu belirten Mıstık, "Ateş nadir görülür, burun akıntısı ve halsizlik ön plandadır. Bu hastalıkların genellikle kısa sürede iyileşmektedir. Zatürre veya ağır komplikasyon beklenmez. Aşısı yoktur" diye konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Covid-19’un kuluçka süresi 3-10 gün olduğunu belirten Mıstık, "Ateş, boğaz ağrısı, kas ağrısı, tat ve koku kaybı, kırgınlık ve bazen ishal gibi belirtilerle seyreder. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre Eylül 2025’te 75 ülkeden 53 bin 670 örneğin yüzde 6,8’i pozitif bulunmuştur. Avrupa, dünya genelinde en yüksek vaka oranına sahip bölge konumundadır (yüzde 23). En yaygın varyant XFG (yüzde 61-68) olup, halk sağlığı açısından ek risk taşımadığı bildirilmiştir" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">RSV (respiratuvar sinsityal virüs) kuluçka süresi 2-8 gün olarak görüldüğünü belirten Mıstık, "Özellikle bebeklerde bronşit ve zatürreye sebep olabilirken, erişkinlerde genellikle hafif seyreder. RSV enfeksiyonları kış ve ilkbahar aylarında artış gösterir. Bu virüslerin ayırt edilmesinde laboratuvar testlerinin önemine dikkat edilmesi gerekiyor. Artık nezle, grip, COVID-19 ve RSV’yi birbirinden ayıran hızlı testler mevcut. Özellikle risk grubundaki kişilerin test yaptırması ve erken teşhisi alması çok önemli" şeklinde konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kışa girerken yapılması gereken önlemleri ise Mıstık şu şekilde sıraladı;</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Kapalı alanlarda uzun süre kalmaktan kaçının. El hijyenine özen gösterin. Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnunuzu kapatın. Kalabalık ortamlarda maske kullanımı koruyucu olabilir. Aşı zamanı gelmişse grip ve Covid-19 aşılarını mutlaka yaptırın. Kış aylarında gribi hafife almamak, hem kendimizi hem çevremizdekileri korumak açısından çok önemli."</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/kis-geldi-virusler-geri-dondu/17821/</link>
<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 14:13:51 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>40 yıl hatırı olan Türk kahvesinin bilinmeyen faydaları</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/40-yil-hatiri-olan-turk-kahvesinin-bilinmeyen-faydalari.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Dengeli Türk kahvesi tüketiminin stresten kansere, diş çürümesinden şeker hastalığına kadar birçok faydaları olduğuna dikkat çeken Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Veysel Ciğerli, kahvenin strese iyi geldiğini belirterek, şu bilgileri verdi:</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Vücuttaki serbest radikallerin sebep olduğu hücresel hasarlarla mücadele eden antioksidanların kahve tohumu ekstrelerinde bulunur. Oksidatif stresin sebep olduğu hastalıklara karşı antioksidan özelliği sayesinde vücuda yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Yapılan araştırmalara göre günde 3 bardak Türk kahvesi tüketen bireylerde karaciğer kanseri riskinin daha az olduğu görülmektedir. Kahvedeki kafeinin karaciğer fibrözü, sirozu ve karaciğer kanserinin gelişiminde rol oynayan dönüştürücü büyüme faktörü beta-1 (TGF-beta1) oluşumunu baskılamasından kaynaklanabileceği ancak bu konuda klinik çalışmaların detaylı olarak yapılması gerektiği vurgulanmıştır."</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Diş ve cilt sağlığını koruyor</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kahvenin antimikrobiyal etkisi olduğunu belirten Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Kahve ekstresi, diş çürümesine sebep olan bakterilere karşı engelleyici etkiye sahiptir. Kahvenin yapısındaki kafein jel veya krem şeklinde cilt bakım ürünlerinde yer almaktadır. Kafein cilt üzerine uygulandığında kan damarlarını genişleterek daha zinde ve küçük kırışıklıkları azaltan bir cilt elde edilebilmektedir" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kahvenin şeker hastalığı riskini de azalttığına dikkat çeken Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "10 binden fazla erkek veya kadın Finli ya da Hollandalı bireyler üzerinde yapılan saha çalışmalarında, kahve içenlerin içmeyenlere oranla yüzde 50'den daha az Tip-2 diyabet riski taşıdığı ortaya konmuştur" diye konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Tokluk hissini artırıyor, yorgunluğu gideriyor</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kahvenin kalp sağlığına da iyi geldiğini anlatan Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Kardiyovasküler, koroner kalp hastalığı ve inme konusunda yararlı etkileri olduğu fakat yüksek alım miktarlarında daha az etkili olduğu çalışmalarda belirtilmiştir. 3-4 bardak kahve tüketimi günlük alınan enerji miktarını düşürmektedir. Ayrıca yapılan rastgele plasebo kontrollü çalışmalarda günde 524 miligram kahve tüketiminin 151 miligram ve daha az tüketenlere göre kiloyu ve yağ kütlesini azalttığı, tokluk hissini artırdığı da belirlenmiştir. Kahvenin merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olduğu, yorgunluğu giderici ve ağrı kesici etkinliğini arttırabildiği belirlenmiştir."</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kahve tüketimi karaciğere de faydalı</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kahvenin yapısındaki kafeinin karaciğerde metabolize olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Bu sebeple karaciğer üzerinde çalışmalar yoğundur. Örneğin, kahve tüketimi yağlı karaciğeri önleyebilmektedir. Kahvenin karaciğer trigliseriti ile etkileşime girdiği ortaya konmuştur. Yapılan klinik çalışmalar; yaş, cinsiyet ve diğer faktörler değerlendirilerek kahve tüketiminin metabolik sendrom ile ters ilişkili olduğunu göstermektedir. Hayvan modellerinde ise non-alkolik karaciğer yağlanmasıyla da kafein alımı arasında zıt bir bağlantı olduğu ortaya konmuştur. Ancak kullanılan kahvenin hazırlanışı, miktarı, içimi sırasında şeker kullanımı gibi faktörler bu deneysel sonuçları değiştirebilmektedir. Bu amaçla klinik çalışmaların daha da artması gerekmektedir. Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Kongresi'nde, hamilelikte günde 200 miligramın altında ılımlı bir kafein tüketiminin bebek ve anne için risk oluşturmadığı rapor edilmektedir" diye konuştu.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/40-yil-hatiri-olan-turk-kahvesinin-bilinmeyen-faydalari/17588/</link>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 12:49:59 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>'Diş ağrısı geçti' diye sevinmeyin, belki de geç kaldınız</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/dis-agrisi-gecti-diye-sevinmeyin-belki-de-gec-kaldiniz.jpg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Sakarya’da akademik çalışmalarıyla da tanınan Diş Hekimi Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada kanal tedavisinin diş sağlığı açısından ne kadar kritik olduğunu vurgulamıştı. Bu açıklama sonrası pek çok kişi uzun süredir erteledikleri şikâyetleri dile getirdi. Bazı vakalarda geç kalındığını ifade eden Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, "Dişin iç dokusu ölmüş, enfeksiyon çene kemiğine yayılmış, hatta bazı hastalarda yan dişlere bile zarar vermişti. Bu durumda kanal tedavisi artık yeterli olmuyor; dişi çekmek ve yerine implant uygulamak zorunlu hale geliyor" dedi. </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Basit bir tedaviyle dişin ömrü yıllarca uzatılabilirdi"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Oysa erken başvurulsa, basit bir tedaviyle dişin ömrü yıllarca uzatılabilirdi" ifadelerini kullanan Oruçoğlu, "Bu tablo bir kez daha gösteriyor ki, geç kalınan her gün, sadece dişi değil sağlığınızı da riske atabilir. Kanal tedavisi, dişin içindeki enfekte olmuş veya iltihaplanan dokuların temizlenerek dişin fonksiyonel olarak ağızda kalmasını sağlayan bir işlemdir. Ancak bu işlem, sadece diş zamanında hekime gösterildiğinde başarılı olabilir. Geç kalındığında ise ne yazık ki tek çözüm: dişin çekilmesi ve implant uygulaması oluyor" diye konuştu. </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Ağrının geçmesi, dişin iyileştiği anlamına gelmiyor"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kanal tedavisi ile kurtarılabilecek bir dişin, ihmal sebebiyle çekilmesinin hem hasta için maddi külfet doğurduğuna, hem de daha fazla zaman, işlem ve iyileşme süreci gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, "Diş ağrısı genellikle sinirin iltihaplanmasıyla başlar. Ancak ağrı, bir süre sonra kendiliğinden geçtiyse bu, çoğu zaman sinirin artık öldüğü ve enfeksiyonun derinlere yayıldığı anlamına gelir. Ağrının geçmesiyle birlikte hasta rahatladığını zannediyor. Oysa enfeksiyon çene kemiğine yayılıyor olabilir. Bu da hem genel sağlığı hem de komşu dişleri riske atar" şeklinde konuştu. </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Geç kalan hastalarda bu riskler oluşuyor</p>

<h1 style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Geç kalan hastalarda oluşan riskleri hatırlatan Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, "Kök ucunda kist/apseler oluşması çene kemiğine yayılabilir. Dişin çürükten dolayı restore edilemez hale gelmesi ile kanal tedavisi yapılamaz. Kökte veya kuron kısmında büyük madde kaybı ile diş kırılır, çekim zorunlu olur. Oysa erken teşhisle basit bir kanal tedavisi yeterli olabilirdi. Kanal tedavisi zamanında yapılırsa, hasta diş çekiminden kurtulur, doğal diş yapısı korunur, implant gibi ileri tedavilere gerek kalmaz. Tedavi süresi ve maliyeti azalır. Ön bölgede kaybedilen bir diş, estetik görünüm ve özgüven açısından büyük bir problem oluşturuyor. İmplant gibi çözümler bulunsa da hiçbir şey doğal dişin yerini tutmaz. Dişi çekmek kolay, kurtarmak emek ister. Ama inanın, en kıymetlisi kendi dişinizdir. Ne kadar ileri teknoloji olursa olsun, bir implant bile doğal dişin yerini birebir tutamaz." dedi. </h1>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/dis-agrisi-gecti-diye-sevinmeyin-belki-de-gec-kaldiniz/17552/</link>
<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 13:45:46 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kulaklık kullanırken dikkat: </title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/kulaklik-kullanirken-dikkat.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Doğuştan ya da sonradan oluşan işitme kayıplarında erken tanı ve tedavi süreçlerinin önemine dikkat çeken Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Adnan Cırık, "İşitme kaybı oluşumunda duyulan sesin şiddeti, maruz kalma süresi çok önemli, kulaklıkların hepsinde bu risk söz konusu. Yüksek sesli müzik ve uzun süre maruziyetten uzak durmalarını öneririm, etkisi hemen ortaya çıkmıyor, geri dönüşümü olmayan bir şekilde ortaya çıkıyor. O yüzden 'şu anda etkilemiyor' şeklinde düşünmeleri ilerleyen dönemlerde büyük pişmanlık oluşturabilir. İşitme sağlığını bozulmadan koruma önemli, ikincisi bozulduktan sonra erken teşhis ve tedavi yoluna gidilmesi. İşitme azlığından şikayetçi ve problem çeken insan sayısı 1,5 milyar civarında, ilerleyen yıllarda artması öngörülüyor" dedi. </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">İşitme kaybının yalnızca doğuştan ya da ileri yaşlarda görülen bir durum olmadığını, kişilerin yaşamının çeşitli dönemlerinde karşılaşabileceğini ifade eden uzmanlar, kontrol ve tarama testlerinin önemine dikkat çekti. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Op. Dr. Ahmet Adnan Cırık işitme kayıplarına ilişkin bilgi verdi, Türkiye'nin Ulusal Yenidoğan İşitme Taraması'nda önemli başarılar elde ettiğini belirtti. Op. Dr. Cırık, biyonik kulak olarak da adlandırılan ileri ya da çok ileri derecede işitme kaybı yaşayan bireyler için uygun olan elektronik bir medikal cihaz olan koklear implant ile işitme kaybının aşılabildiğini söyledi. 66 yaşındaki hastası Sabri Şakar'ın ise sonradan oluşan bir işitme kaybı yaşadığını ve tedavilerle sorunun büyük oranda giderildiğini söyledi. Erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çeken Op. Dr. Cırık, gürültü, uzun süre kulaklık kullanımıyla yüksek sese maruziyet durumlarının işitmeye negatif etkide bulunduğunu aktarırken 1,5 milyar insanın az ya çok işitme problemlerinden yakındığını söyledi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"İşitme azlığından şikayetçi insan sayısı 1,5 milyar civarında"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Hastası Yusuf Tetik'in doğuştan işitme kaybı olduğunu aktararak tedavi sürecine yönelik konuşan Op. Dr. Ahmet Adnan Cırık, "Yusuf doğum sonrası hastaneden taburcu olmadan yapılan işitme değerlendirmesinde testten kalmıştı. Kontrol taramasından da kaldığı için takibe aldık, işitmesinde total ve totale yakın kayıp gözledik. İşitme cihazı tatbik ettik fakat yeterli faydayı görmediği için Sağlık Bakanlığı'nın alt sınırı olan 1 yaş sonrasında da koklear implant ameliyatı gerçekleştirdik. Şu anda durumu gayet iyi, normalde bu çocuklar da erken davranıldığı takdirde yaşıtlarına uygun bir dil, konuşma gelişimi yakalayabiliyor. Geç kalınmadığı sürece çok başarılı bir sonuç verebiliyor. Yusuf'un konuşması gayet iyi, söylenenleri anlıyor, okul başarısı da gayet iyi, ailesiyle iletişiminde hiçbir sorun yaşamıyor, çok iyi bir sonuç elde ettik. İşitme kaybının değişik sınıflamaları var. İkinci vaka; kulak zarı ile iç kulak arasındaki iletimi sağlayan kulak kemikçiklerinde kireçlenme olması neticesinde oluşan bir kayıp, geldiğinde işitme kaybı şikayeti vardı. Kulak zarından iç kulağa iletim sağlayan protez takılarak işitmesi sağlandı. Sonradan olan bir şey, bazen çok nadiren doğuştan da olabiliyor. Kayıpları engel teşkil eden ve işitme azlığı şeklinde sınıflandırırsak engel teşkil eden işitme problemleri 430-500 milyon civarında kişide mevcut. İşitme azlığından şikayetçi ve problem çeken insan sayısı 1,5 milyar civarında. Dünya nüfusuyla birlikte ilerleyen yıllarda artması öngörülüyor. Türkiye'de yenidoğanları göz önüne alırsak her yıl 2 bin 500 yenidoğan bundan etkilenmekte. Türkiye'de Ulusal Yenidoğan İşitme Tarama Programı uygulanmakta ve çok başarılı bir şekilde uygulanıyor. Her çocuk doğumu hastanede yapılmışsa işitme değerlendirmesi açısından tarama testine tabi tutuluyor, geçip geçmeme durumlarına göre takiplerine karar veriliyor" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Hiçbir çocuğun yenidoğan işitme tarama programı dışında kalmaması çok önemli"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Erken teşhise vurgu yapan Op. Dr. Cırık, "Ne kadar erken tespit edilir ve erken cihazlandırılırsa çocuğun fayda görme ve sosyal hayata adapte olma ihtimali o kadar yüksek oluyor. İleri yaş grubunda sanki hayatın olağan akışında gelişen bir süreç gibi görülüyor, normal karşılanıyor. İşitme kaybı oluşumunda duyulan sesin şiddeti ve ona maruz kalma süresi çok önemli. Mümkün olduğunca yüksek ses, gürültülü bir ortamda bulunmamak ya da çok kısa süreli bulunmak, gürültülü müzik dinlememek eğer böyle bir şey zaruri ise bu süreyi mümkün olduğu kadar kısa tutmak çok önemli. Kulaklık, kulak içi, arkası veya kulak üstü kulaklıkların hepsinde bu risk söz konusu. Yeni nesil cihazlar zaten belli bir desibelin üzerinde kullanıldığı zaman 'sağlığınız açısından risk teşkil etmektedir' diye uyarı veriyor ama vermese de kişinin bunu kontrol etmesi en önemli nokta. Bu tür eylemlerin etkisi hemen ortaya çıkmıyor, ilerleyen yıllarda ortaya çıkıyor ve geri dönüşümü olmayan bir şekilde ortaya çıkıyor. O yüzden 'şu anda nasıl olsa beni etkilemiyor' şeklinde düşünüp aynı alışkanlığa devam etmeleri, ilerleyen dönemlerde büyük hayal kırıklığı ve pişmanlık oluşturabilir. Yüksek sesli müzik ve uzun süre maruziyetten uzak durmalarını öneririm. İşitme sağlığını bozulmadan koruma önemli, ikincisi bozulduktan sonra erken teşhis ve tedavi yoluna gidilmesi. Hiçbir çocuğun yenidoğan işitme tarama programı dışında kalmaması çok önemli" diye konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Duymamazlık kötü bir olay, şimdi sol kulağımdan daha iyi diyebilirim"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Sağ kulağında işitme kaybı yaşadığını fark etmesinin ardından doktora başvurduğunu söyleyen 66 yaşındaki Sabri Şakar, "2 sene önce sağ tarafımda duyma kaybı fark ettim, 2-3 yere gittim cihaz önerdiler. Adnan beyin ismini duymuştuk, buraya geldim, ameliyat olacaksın dediler. İşitme kaybım düzeldi gerçekten çok teşekkür ederim. İnanın ki böyle bir şey olmaz, duymamazlık kötü bir olay, şimdi sol kulağımdan daha iyi diyebilirim. İnsanın en büyük serveti oluyor, para pul yanında hiç yani çünkü duyuyorsun" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Erken teşhis çok önemli, konuşabiliyor, arkadaşlarıyla vakit geçirebiliyor"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Oğlunun tedavi sonrası Yusuf'un annesi Bahar Tetik ise, "Kulak arkası cihaz takıldı ondan bir verim alamadığı için ameliyat kararı alındı. 15 aylıkken ameliyat oldu, cihaz takıldıktan 1 ay sonra bizi duymaya başladı ama ağlayarak tepki verdi. Sonra yavaş yavaş alışmaya başladı, rehabilitasyona götürdük, destekledik. Şimdi konuşabiliyor, arkadaşlarıyla vakit geçirebiliyor, parklara götürüyoruz. Hiç duymuyordu. İnsanların, hekimlerin önerilerine uymaları gerektiğini düşünüyorum çünkü erken teşhis çok önemli. Bizimki öyle olduğu için çocuğumuz daha çabuk duydu, normal yaşıtlarına göre yetişti" ifadelerini kullandı.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/kulaklik-kullanirken-dikkat/17550/</link>
<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 13:42:01 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Boyun ağrısıyla uyanıyorsanız dikkatI</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/boyun-agrisiyla-uyaniyorsaniz-dikkati.jpg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Çiğdem Çınar, yanlış yastık kullanımının omurga sağlığına zarar verdiğini belirterek, "Doğru yastık seçilmediğinde zamanla boyun düzleşmesi, sinir sıkışmaları ve hatta boyun fıtığı oluşabilir" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Yanlış yastık sadece uykunuzu değil, sağlığınızı da bozuyor</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Yastık seçimi, pek çok kişi tarafından önemsiz bir detay gibi görülse de, uzmanlara göre bu küçük tercih, uzun vadede sağlık üzerinde ciddi etkilere neden olabiliyor. Doğru yastık seçilmediğinde yalnızca uyku kalitesinin değil, omurga sağlığının da olumsuz etkilendiğini belirten Doç. Dr. Çiğdem Çınar, yastığın yalnızca başı değil, boyun ve omurgayı da desteklemesi gerektiğini söyledi. Çınar, "Yastığınız size gerekli desteği sağlamıyorsa, sabah dinlenmiş değil; yorgun, ağrılı ve gergin uyanırsınız. Bu sadece konfor değil, doğrudan sağlık meselesidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Bu belirtiler varsa yastığınız size zarar veriyor olabilir</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Doç. Dr. Çiğdem Çınar, sabahları boyun ve ense ağrısıyla uyanan, gün içinde baş ağrısı veya migren şikâyetleri artan, gece horlayan ya da ağzı açık uyuyan, uyandıktan sonra baş dönmesi veya denge problemi yaşayan ve gün boyu yorgunluk ya da odaklanma zorluğu çeken kişilerin kullandıkları yastığı mutlaka gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Uzun vadede bazı hastalıklara yol açabilir</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Yastığın yanlış seçilmesi yalnızca geçici rahatsızlıklara değil, uzun vadede kalıcı sağlık problemlerine de neden olabiliyor. Doç. Dr. Çiğdem Çınar'a göre bu sorunlar arasında boyun fıtığı, kas spazmları ve duruş (postür) bozuklukları, kronik baş ağrıları, uyku apnesi ve horlama gibi solunum problemleri ile sinir sıkışmalarına bağlı olarak gelişen kol ağrısı ve uyuşmalar yer alıyor.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Uyku pozisyonuna göre altın kurallar</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Her bireyin uyku pozisyonu farklı olduğu için, kullanılan yastığın da buna uygun olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Çiğdem Çınar, doğru yastık seçiminde ilk kriterin kişinin uyuma şekli olduğunu belirtti. Yan yatan kişilerin omuz genişliğini destekleyecek, yüksek ve sert yastıklar tercih etmesi gerektiğini ifade eden Çınar, sırtüstü uyuyanlar için ise orta kalınlıkta ve boyun desteği sağlayan ergonomik yastıkların uygun olduğunu söyledi. Çınar, yüzüstü uyuyanlar için ince ve yumuşak yastıkları önerirken, bu pozisyonun boyun sağlığı açısından riskli olduğunu ve mümkünse tercih edilmemesi gerektiğini belirtti. Alerjik bünyeye sahip bireylerin ise hipoalerjenik ve yıkanabilir özellikteki yastıkları tercih etmesini tavsiye etti.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Yastık 2-3 yılda bir değiştirilmeli</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Yastıkların ortalama iki ila üç yılda bir değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Çiğdem Çınar, "Zamanla yastığın iç dolgusu formunu kaybediyor, içinde bakteri, toz akarları ve nem birikiyor. Bu durum, hem yastığın destek özelliğini azaltıyor hem de sağlığı tehdit eden unsurları beraberinde getiriyor" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Yastık kullanımında sağlıklı bir yaklaşım için önemli önerilerde bulunan Çınar, özellikle sabah uyanıldığında ağrı hissediliyorsa yastığın değiştirilmesinin şart olduğunu vurguladı. Uyku pozisyonuna uygun yastık seçiminin önemine dikkat çeken Çınar, yastığın formunun bozulmuş olması durumunda zaman kaybetmeden yenilenmesi gerektiğini ifade ederken, malzeme tercihlerinde ise lateks ya da hafızalı sünger gibi destekleyici ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Çınar, alerjiye yatkın bireyler içinse yıkanabilir, pamuklu kılıflarla kullanılan hipoalerjenikyastıkların daha sağlıklı bir seçim olacağı belirtti.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Yastığınız sizi hasta etmesin"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Doç. Dr. Çınar, "Uyku, vücudun kendini onardığı en önemli süreçtir. Bu süreci doğru bir yastıkla desteklemek, yaşam kalitesini belirleyen en temel adımlardan biridir" diyerek bilinçli alışveriş yapılması ve yastıkların düzenli kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Uyku kalitesini artırmak, omurga sağlığını korumak ve uzun vadeli sorunları önlemek için yastık seçimini şansa bırakmamak gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Pek çok kişi yumuşak yastıkların daha konforlu olduğunu düşünse de uzmanlar bu noktada önemli bir hatırlatma yapıyor: Yumuşaklık her zaman destek anlamına gelmiyor. Vücudu yeterince desteklemeyen yastıklar, kısa vadede rahat hissettirse de uzun vadede omurgada ciddi sorunlara neden olabiliyor.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Doç. Dr. Çınar, "Yastık seçiminde asıl önemli olan şey, rahatlık değil, boyun ve omurga için doğru desteği sağlamasıdır" dedi.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/boyun-agrisiyla-uyaniyorsaniz-dikkati/16489/</link>
<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 01:53:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Çağın sessiz çığlığı: Uykusuzluk</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/cagin-sessiz-cigligi-uykusuzluk.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Uyku problemleri tek başına hem ruh sağlığı etkiliyor hem de günlük hayatta akla gelebilecek pek çok hastalığın habercisi olabiliyor. Eskilerin ‘uyusun da büyüsün’ sözü bir dönem unutulmuş olsa da günümüzde hem çocuklar hem yetişkinler hem de ileri yaş bireyler için yaşam kalitesi adına uykunun önemini tekrar gün yüzüne çıkarıyor. </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Nöroloji Uzmanı Dr. Meliha Aydın, yeterli ve kaliteli uykunun sağlıklı yaşam için vazgeçilmez unsurların başında geldiğini belirterek, "Uyku hem bağışıklık sisteminin düzgün çalışabilmesi hem de başta beyin ve sinir dokuları olmak üzere, vücudun geri kalanında uyumlu ve düzenli bir fizyolojik ortam sağlanabilmesi için hayati bir ihtiyaçtır. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) verilerine göre insomnia yani uykusuzluk, toplumda en sık görülen uyku bozukluğudur. Buna göre tüm yetişkinlerin üçte birinde uykusuzluk belirtilerinin izlendiği yapılan bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Bu, yetişkinlerin yüzde 6 ila 10’unda ise ‘uykusuzluk’ tanısı alacak derecede şiddetli belirtiler izlenir" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Tedavi edilmeyen uyku bozukluklarının günlük hayatı giderek zorlaştırdığına değinen Aydın, "Uyku problemleri, sosyal hayatın etkilenmesi, sabah yorgunluğu, sabah baş ağrısı, dikkati toplamada bozukluk, unutkanlık, işte başarısızlık, trafik kazalarında artış, kalp sorunları, hipertansiyon, sinirlilik, mide yanması, bazı reflü çeşitleri de dahil olmak üzere mide ve bağırsak hastalıkları, obezite, depresyon, cinsel isteksizlik, kan hastalıkları ve geceleri idrar sorunları gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen pek çok rahatsızlığa yol açabilir. Günlük yeterli ve kaliteli uyku uyuyamayan kişilerde hayatı tehdit edebilecek düzeyde sağlık problemleri ortaya çıkabilir. Bu açıdan uykusuzluğun tedavi edilmemesi, yetersiz ve kalitesiz uykuya yol açarak birçok komplikasyonun gelişmesine imkan verir" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Aydın, "Polisomnografi (PSG) yani uyku testi, uyku ile ilgili hastalıkların tanısında sıklıkla başvurulan bir yöntem. Bu içerikte; hastanın gece uykusu sırasında beyin dalgaları, solunum düzeni, kas aktiviteleri, kanındaki oksijen düzeyi, göz hareketleri gibi hayati faaliyetleri kayıt altına alınır. Ayrıca hastanın uyku esnasındaki görüntüsü de kaydedilerek ileriki değerlendirmeler için saklanır. Polisomnografi ile elde edilen tüm bu bilgiler ışığında hastada uyku apnesi tanısı olup olmadığına karar verilir. Uyku apnesi durumunda multidisipliner bir yaklaşım ile onun üzerine eğilmek faydalı olacaktır. Bu süreçte hastaya yaklaşım, sadece tedavi değil aynı zamanda önemli "yaşam tavsiyeleri" vermektir. İnsomnia rahatsızlığında kişiler yakınları tarafından desteklenmesi de son derece önemlidir. Hasta yakınlarının doğru ve yeterli düzeyde bilgilendirilmesi, hastaların günlük yaşam pratiğinde yaşadıkları sorunlar hakkında farkındalıklarının arttırılması da tedavi sürecinde önemli bir destek olacaktır. Hastaların uyku kalitesinin arttırılmasına yönelik tedbirlerde aile bireyleri aktif rol üstlenmeli, hastaların yeterli ve kaliteli uyku alabilmeleri için gerekli hassasiyeti göstermelidirler" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Psikiyatrist Uzm. Dr. Pelin Taş ise iyi bir ruh haline sahip olabilmek için sağlıklı bir uyku rutinin önemine dikkat çekerek, "Uyku bozuklukları psikiyatrik hastalıkların hem sonucu hem de sebebi olarak karşımıza çıkabiliyor. Ruhsal hastalığı olan bireylerin yaklaşık yüzde 50-80’inde uyku sorunu bulunmakla birlikte, uyku sorunu olan hastaların da yaklaşık üzde 50’si psikiyatrik tanı almaktadır. Uyku sorunları birçok psikiyatrik hastalık için tanı ölçütlerinin bir parçasıdır.</p>

<p>Depresyonda, anksiyete bozukluklarında, duygudurum bozukluklarında, bağımlılıklarda ve bozukluklarda sıklıkla uyku bozuklukları görülebiliyor" dedi.<br />
Taş, psikiyatrik hastalıkların tedavisinde yalnızca ilaç ve terapi değil, uyku hijyeninin de düzeltilmesi gerektiğini belirtti.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/cagin-sessiz-cigligi-uykusuzluk/16306/</link>
<pubDate>Sat, 17 May 2025 22:36:34 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Çocuğunuzun alerjisini hafife almayın</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/cocugunuzun-alerjisini-hafife-almayin.jpeg" width="250"><br><p><span style="font-family: sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%; background-color: rgb(242, 244, 245);">Mevsimsel alerjinin toplumda sıklıkla görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Hafızoğlu, ilkbahar mevsimiyle birlikte başlayıp sonbahara kadar bireyleri etkilediğini söyledi. Alerjik belirtilerin gözde kaşınma, batma, yanma, sulanma şeklinde olabileceğini dile getiren Hafızoğlu, "Göz dışında burunda tıkanıklık, sık hapşırma atakları, kaşıntı, burunda çekme ya da burun akıntısı şeklinde kendini belli edebilir. Geniz akıntısı öksürüğe neden olabilir. Çocuk yattığında öksürük ataklarıyla kalkmasına neden olabilir. Sürekli burun tıkanıklığı çocuğun uyku kalitesini, genel sağlığını ve hayat kalitesini bozacak şekilde sorunlara neden olabilir" şeklinde konuştu.</span><br style="box-sizing: border-box; font-family: sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%;" />
<span style="font-family: sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%; background-color: rgb(242, 244, 245);">Doğru tedavi önemli</span><br style="box-sizing: border-box; font-family: sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%;" />
<span style="font-family: sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%; background-color: rgb(242, 244, 245);">Alerjinin tedavi edilmediğinde sık enfeksiyon tablolarına neden olduğunun altını çizen Hafızoğlu, "Sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, kulak veya boğaz iltihabı gibi durumları da tetikleyebilir. Alerjik nezlesi olan hastaların genelinde eşlik eden alt solunum yollarını ilgilendiren tekrarlayan bronşitler ya da astım atakları da olabilir. Bu gibi durumlar açısından da alerjinin düzgün bir şekilde tedavi alt solunum yollarını da rahatlatacaktır. Bu nedenle çocukların ebeveynleri olarak gereken durumlarda alerji bölümüne başvurarak tetkik edilmesini öneririz" diye konuştu.</span><br style="box-sizing: border-box; font-family: sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%;" />
<span style="font-family: sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%; background-color: rgb(242, 244, 245);">Evinizi öğleden sonra havalandırın</span><br style="box-sizing: border-box; font-family: sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%;" />
<span style="font-family: sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust: 100%; background-color: rgb(242, 244, 245);">Polen alerjisi olan bireylerin dikkat etmesi gereken hususları sıralayan Hafızoğlu, "Özellikle bahar mevsiminde rüzgârlı havalarda parkta oynadıktan sonra eve gelince ellerimizi ve yüzümüzü yıkamalıyız. Mümkünse duş alabiliriz. Üzerine sinen polenlerin rahatsız etmemesi adına kıyafetlerimizi değiştirmeliyiz. Bunu mutlaka öneriyoruz. Polen yoğunlukla sabah vakitlerinde havada en yüksek oluyor. Bu nedenle sabah değil de öğleden sonra evimizin pencerelerini açıp havalandırmayı öneriyoruz. Polen zamanında nazal yıkama dediğimiz burunda özel aparatlarla sinüs yıkaması yapılması da alerjik nezleli çocuklarda o alerjenleri mekanik yıkama yaparak rahatlatma sağlanacaktır" ifadelerini kullandı.</span></p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/cocugunuzun-alerjisini-hafife-almayin/16298/</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2025 15:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Makyaj yaparken göz sağlığınızdan olmayın</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayin.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Bilinçsiz göz makyajının alerji, göz enfeksiyonları ve tahrişe bağlı cilt hastalıkları gibi pek çok soruna yol açabildiğini ifade eden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şermin Ünal İpçioğlu, "Makyaj malzemeleri kişiye özel olmalıdır. Makyaj ürünleri açıldıktan sonra genellikle 3-4 ay içinde tüketilmelidir, aksi halde bakteriler oluşabilir. Göz makyajı yapılırken, eyeliner ve göz kalemi gibi ürünler gözün iç kısmına sürülmemelidir" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kozmetik ürün kullanımında pek çok hata yapıldığını ve bunlardan birinin de makyaj malzemelerinin başkalarıyla paylaşılması olduğunu söyleyen Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şermin İpçioğlu, "Göz enfeksiyonu geçirmekte olan bir kişiye makyaj malzemenizi verirseniz, gözünüz enfeksiyon kapabilir. Mağazalarda veya ortak kullanım alanlarında bulunan deneme ürünleri de göz sağlığınızı tehdit edebilir. Her kozmetik ürünü gibi makyaj malzemelerinin de belirli bir kullanım süresi olduğuna dikkat edilmeli. Makyaj malzemeleri açıldıktan sonra belli bir süre içinde kullanılmalıdır. Bu süre genel olarak 3 ya da 4 ay olarak kabul edilmekle birlikte, makyaj malzemesinin özelliğine göre süre değişebilir. Kullanım süresi dolan malzeme bitmese bile atılmalıdır. Çünkü süresinden daha fazla kullanılan makyaj malzemelerinin hemen hemen hepsinde bakteri ürediği kanıtlanmıştır" diye konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Gözdeki yağ bezleri tıkanabilir</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Makyaj malzemelerinde bulunan etkin ve koruyucu maddelerin alerjik bünyesi olan kişilerde göz alerjisine neden olabileceğini vurgulayan Op. Dr. Şermin Ünal İpçioğlu, şu bilgileri verdi;</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Alerjik bir bünyeniz varsa ve birden çok kozmetik ürünü aldıysanız, bunları sırayla denemeli ve alerji yapmadığına emin olduğunuz ürünleri kullanmaya devam etmelisiniz. Kirpik diplerinde göz sınırlarını belirgin hale getirmek için eyeliner veya göz kalemi kullanırken, kirpiklerin göze yakın olan iç kısmına değil, dışına sürmeye dikkat etmelisiniz. Çünkü kirpiklerin göze yakın olan iç kenarlarında gözyaşına katkıda bulunan meibomian yağ bezleri bulunur. Bu bezler, makyaj yapılırken tıkanırsa gözyaşı kalitesizleşir ve gözde batma, yanma, kızarma gibi rahatsızlıklara sebep olabilir. Hatta göz kapağında arpacık gibi enfeksiyonlar gelişebilir. Rimel, kalem, far gibi göz makyajı ürünlerini uygularken, uygulama yönü gözden dışarıya (uzağa) doğru olmalıdır. Böylece ürünleri sürmek için kullandığınız fırça, kalem gibi araçların saydam tabakaya (kornea) batma inhtimali azalır. Makyaj yaparken bir ürün gözünüze batarsa önce bol suyla yıkamalı, gözde rahatsızlık devam ederse göz hekimine danışılmalıdır."</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayin/16253/</link>
<pubDate>Mon, 12 May 2025 00:41:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Organik olmayan her sebze ve meyve kanseri tetikliyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/organik-olmayan-her-sebze-ve-meyve-kanseri-tetikliyor.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;"><span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span>'da düzenlenen ‘Kendi Hikayeni Kansersiz Yaz' adlı söyleşi büyük ilgi gördü. Genellikle kadınların ilgi gösterdiği Kanser Haftası etkinliğinde sağlıklı beslenmeden sosyolojik çevreye, spordan sağlık kontrollerine kadar birçok konu ele alındı. Söyleşide Medicana <span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span> Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. İbrahim Yıldırım, <span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span> Kanserle Savaş Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nermin Özkurt, kanseri yenen Sevgi Uyumaztürk, salondaki vatandaşlarla deneyimlerini paylaştı. Her hastanın, her kişinin hasta olduktan sonra ve önce beslenmesinin farklı olduğunu belirten Radyasyon Onkolojisi Uzm. Dr. İbrahim Yıldırım, "Ancak genel olarak her şeyin birinci olarak organik olmasını öneriyoruz. Tarımsal ilaçlardan uzaklaştırılmış beslenmeyi öneriyoruz. Birtakım gıdalar vardır. Bu gıdalar antitümöreldir. Genelde aklınızda şöyle bulunsun; bütün kokan gıdalar antitümörel aktiviteye sahiptir. Başta sarımsak, pırasa, soğan, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, ıspanak, roka ve pancar gibi gıdalar antitümörel aktifiyiteye sahiptir. Ancak tarımsal ilaçları içine soktuğunuz anda maalesef fayda yerine zarar görüyoruz. Tarımsal ilaçların bir şekilde uzaklaştırılması, hatta mümkünse organik, ilaçlanmamış beslenme yapılması en önemli beslenmedir. Tabii ki sadece bir beslenmeyle kanser tedavisi olmaz. Sağlığın bir bütün olduğunu ve bedensel ve ruhsal sağlığın iyilik halinin önemli olduğunu unutmamak gerekiyor. İçme suyundan destek tedavilerine kadar her şey kanser tedavisinde önemlidir" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kanseri nasıl yendiğini anlatan Sevgi Uyumaztürk, "2021 Ekim ayı sonunda davetsiz misafirle karşılaştım. Neden ben diyorsunuz. Ama süreci iyi yönetebiliyorsanız, kısa çöpü çekmiş olsanız dahi bu süreci iyi bir diyetisyenle, iyi bir psikologla ve tedavinizi planlayacak hocalarla iyi bir iletişimle bu süreci güvenle yürütüyorsunuz. Bugün burada olmak benim için büyük bir keyif. 3,5 yıllık bir savaş değil de davetsiz misafirle ilgili yaşadığım olayları vatandaşlarla her fırsatta paylaşıyorum. Hiçbirimiz aslında güçlü değiliz. Şartlar karşısında aldığımız roller, aldığımız kararlar ve belirlediğimiz yol haritaları olmalı. Aslında herkesin bir Piri Reis yol haritası olmalı. Çünkü bu hastalık da, kanser de kişinin parmak izi gibi kendine özeldir. Buna göre yol haritanızı belirlemeniz lazım. Ama Piri Reis haritası herkesin kendine özgü olmalı. Bu sadece hastalıkta değil, yaşamın her alanında olmalıdır" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Her iki göğsünde meme kanseri çıktığını ve tam tedavisinin bittiğini sanırken tiroit kanseriyle tanıştığını ifade eden Uyumaztürk, "Her kadın kontrollerini yaptırsın. Ben çok yoğun çalışan bir insandım. Gündüz evimde hiç oturmadığımı fark ettim. Ama 3,5 yıl evde kalıyorsunuz. Evinizdeki her ayrıntıyı öğreniyorsunuz. Biraz kendinize öz şefkat göstermeniz gerekiyor" diye konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kanserin bireysel bir hastalık olmadığını ifade eden <span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span> Kanserle Savaş Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nermin Özkurt ise, "Kanser kesinlikle sosyolojik hastalıktır. Bütün toplumu, aileyi etken bir hastalıktır. Ben gönüllülük bazında tamamen tesadüfen dernekle tanıştım. Dernekte bütün çalışan arkadaşlarımı gönüllü olarak çalışıyoruz. Hiçbir madde çıkarı olmadan, beklentisi olmadan tamamen kendi özelliklerimizi hasta ve hasta yakınlarımızın yararına çalışmalar yürütüyoruz. Kanser tabii ki günümüze gittikçe artan ve maalesef ki çok hızlı artan bir hastalıktır. Ben göreve başladığım 2018 yılında 8 kadından 1'i meme kanseriydi. Artık 6 kadından 1'e dönmeye başladı. İlerleyen yıllarda bu dörde düşecek veya belki de 2 kadından 1'i olacak. Çünkü çok hızlı gelişmektedir. Bazı kanser türlerinden belki korunamayız. Ama erken teşhisle çok kısa sürede tedaviyle sonlanabiliriz. Erken teşhis o kadar önemli ki, bunun için tek yapmamız gereken bakanlığımızın ve özel kurumlarımızın kanser tarama merkezlerine gitmemizdir. Test yaptığımızda yolculuğumuz 3 sürecekse 1 yılda bitebiliyor. Bugün meme kanseri yüzde 100 erken teşhiste tedaviyle, başarıyla sonuçlanıyor. Onun için de herkese ne olur taramalarını aksatmasın. Ben de olmaz demeyeyim. Yani yılda bir kez bir cerraha gitmek, yılda bir kez bir hekim kontrolünden geçmek, kadınların kendilerini çocuğu muayenesi yapması, bunlar sadece on dakikasını alacak süreler. Ancak hayatlarına çok saniyeler kazandıracaktır" dedi.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/organik-olmayan-her-sebze-ve-meyve-kanseri-tetikliyor/16020/</link>
<pubDate>Sat, 19 Apr 2025 13:12:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Hemofili hastalarının sağlıklı bir ömür sürmesi mümkün</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/hemofili-hastalarinin-saglikli-bir-omur-surmesi-mumkun.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Dünya Hemofili Günü kapsamında açıklamalarda bulunan <span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span> Şehir Hastanesi’nde görevli Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Bilen, hemofilinin çeşitli sebeplerle oluşan kanamaların durdurulması için gerekli olan doğuştan gelen proteinlerin olmaması nedeniyle normalden fazla kanama durumu olduğunu belirtti. Kalıtsal bir hastalık olup anne ve babadan çocuğa aktarıldığına işaret eden Prof. Dr. Bilen, "Bu hastalık daha kolay kanamalar ve daha şiddetli kanamalar şeklinde karşımıza çıkabilir.’ dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Hastalıkta birkaç farklı alt tip olmakla birlikte en sık görülen hemofili tiplerinin A ve B grupları olduğu bilgisini veren Bilen, "Hemofili A, 5 bin canlı doğumda bir; Hemofili B ise 30 bin canlı doğumda bir hastada karşımıza çıkmaktadır. Bu eksik faktör nedeniyle hastalar, daha şiddetli kanamalara maruz kalmaktadır. ‘Ağır hemofili’ dediğimiz hastalıkta, doğum esnasında doğum kanalından geçerken beyin kanaması geçirebilmektedir. Sonraki erken yaşlarda ağır hemofililerde mide kanaması, kas içi kanamalar gibi hayatı tehdit eden kanamalar olabilmektedir. Yine sonraki erken çocukluk ve oyun çocukluğu döneminde ise çocuğun eklem içi dediğimiz diz, omuz ve kalça eklemlerinde kanama nedeniyle bu eklemleri kaybetme riski ortaya çıkmaktadır" şeklinde konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Tedavide Umut Var</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Amacın bu hastalığın erken yaşta teşhis edilerek tedaviyle kanamaların önlenmesi ve sağlıklı bir hayat sürdürülmesi olduğunun altını çizen Bilen sözlerini şu şekilde devam ettirdi:</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Hastalık ömür boyu süren bir hastalıktır. Faktörleri yerine koyma tedavisi faktörün ömrüyle sınırlıdır. Eskiden haftada 3 veya 4 defa faktör verirken gelişen modern tıpla birlikte yeni üretilen ilaçlarla sayesinde hastalarımız artık 15 günde bir, ayda bir gibi enjeksiyonlara kadar uğrayabilmektedir. Farklı alt tiplere göre tedavi alternatifleri de değişmektedir. Hastanın düzenli tedavisi ve takibi ile sağlıklı bir ömür sürme şansı günümüz tıbbı ile mümkün ve mevcuttur."</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/hemofili-hastalarinin-saglikli-bir-omur-surmesi-mumkun/16003/</link>
<pubDate>Fri, 18 Apr 2025 00:13:33 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Baharla birlikte gelen polen kabusunuz olmasın</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/baharla-birlikte-gelen-polen-kabusunuz-olmasin.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Polen alerjisinin mevsimine girildiğini ifade eden Medicana <span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span> Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Burgazlıoğlu, "Bahar aylarında polenler ortaya çıkmaktadır. Polenler, alerjik kişilerde pek çok soruna neden olmaktadır. Bunların arasında burun akıntısı, kaşıntısı, gözlerde kaşıntı, sulanma, hapşırma, sinüzit, nefes darlığı bulunmaktadır. Bu mevsimde polenlerden korunmak için bazı çözüm yolları bulunmaktadır" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Uzm. Dr. Başak Burgazlıoğlu, polen alerjisi ile ilgili alınacak önlemleri şöyle sıraladı;</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Polen alerjisi varsa hayatı kolaylaştırmak için bazı önlemler alınabilir. Polenler sabaha karşı 04.00-05.00 saatlerinde uçuşmaya başlar ve akşam 21.00-22.00'ye kadar etkili olmaya devam ederler. Sabah saatlerinde havada daha yoğundurlar ve etkileri ilerleyen saatlerle azalır. Mümkünse sabah erken saatlerde dışarı çıkılmamalı; mutlaka çıkmak gerekiyorsa maske takılmalı veya bir mendille ağız, burun kapatılmalı. Açık havada olabildiğince kısa kalınmalı ve doğadan, piknik alanlarından uzak durulmalı. Evler, sabah saatleri yerine akşam saatlerinde havalandırılmalı. Kalkar kalkmaz evi havalandırmak için balkon kapılarını ve pencereleri açmamak gerekir. Alerji yoğunsa ve dış ortama çıkılmadığı ve ilaçlar da düzenli kullanıldığı halde rağmen şikâyetler gerilemiyorsa kapalı ortamlardaki havayı polenlerden arındıracak filtreli havalandırma veya hava temizleme cihazı kullanılmalıdır."</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Çamaşırları dış ortamda kurutmaktan kaçınmalıyız"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Ev ve araba klimalarının bakımdan geçirilmesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Başak Burgazlıoğlu, "Polen filtreleri mutlaka yılda bir defa temizletilmelidir. Gözlük kullanılıyorsa gözlükler düzenli olarak yıkanmalı. Çünkü gözlüğe yapışan her polen rahatsızlanmaya sebep olacaktır. Günlük kıyafetler, yatak odasında çıkartılmamalı. Çamaşırlar dış ortamda kurutulmamalıdır. Polenler çamaşırların üzerine yerleşebilir. Dışardan eve girildiğinde eller ve yüz mutlaka yıkanmalı. Polen mevsiminde açık havada spor yapmak doğru değildir. Yine gözlerin yan taraflarını kapatan güneş gözlüklerinin faydası olabilir. Polen döneminde ilaç tedavisi ile istenilen sonuç alınamayan ve alerjileri cilt testleri ile doğrulanmış hastalarda aşı tedavisi olarak da bilinen immünoterapi uygulanabilir" şeklinde görüş verdi.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/baharla-birlikte-gelen-polen-kabusunuz-olmasin/15984/</link>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 16:17:22 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kalp krizi geliyorum demez</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/kalp-krizi-geliyorum-demez.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kalp krizinin belirtileri kişiden kişiye değişebilse de en sık karşılaşılan belirtiler arasında göğüste sıkışma, yanma veya baskı hissi, sol kola, çeneye, boyuna veya sırta yayılan ağrı, nefes darlığı, baş dönmesi ve bayılma hissi, soğuk terleme, mide bulantısı ve kusma yer alıyor. Doç. Dr. Hatice Kemal, bu belirtilerden bir veya birkaçının hissedilmesi durumunda zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanın hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Doç. Dr. Kemal, ani kalp krizlerinin herhangi bir ön belirti göstermeden gelişebileceğini ve ölümcül sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. Doç. Dr. Hatice Kemal, "Özellikle koroner arter hastalığı olan bireylerde, damar tıkanıklığının aniden oluşması kalp kasının yeterli oksijen alamamasına ve dakikalar içinde geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabilir. Bu tür ani krizler, müdahale edilmezse kişinin hayatını kaybetmesine sebep olabilir. Bu nedenle, risk faktörleri taşıyan bireylerin kalp sağlığını düzenli olarak takip ettirmesi ve herhangi bir şüpheli durumda hızlı hareket etmesi büyük önem taşır" ifadesini kullanıyor.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kalp krizi esnasında ne yapılmalı</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Kalp krizi esnasında doğru ve hızlı hareket etmek hayat kurtarıcı olabilir" hatırlatmasını yapan Doç. Dr. Kemal, "Böyle bir durumda öncelikle acil servisi aramak, profesyonel sağlık ekibine haber vermek en önemli adımdır. Kişi mümkün olduğunca hareket etmemeli ve sakin kalmaya çalışmalıdır. Vücudu zorlamamak için oturur pozisyonda beklemek önerilir. Bilinci kapanan ve nabzı alınamayan bir kişiye kalp masajı uygulanmalı, eğer kişi nefes almıyorsa acil yardım ekibi gelene kadar kalp masajına devam edilmelidir" diyor.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kalp hastalıklarının büyük bir bölümü önleyici tedbirler ve düzenli kontroller sayesinde erken teşhis edilebilir. Doç Dr. Hatice Kemal, özellikle ailede kalp hastalığı öyküsü olanlar, yüksek tansiyon, diyabet veya yüksek kolesterol problemi yaşayanlar, sigara ve alkol kullananlar, stresli ve düzensiz bir yaşam sürenler, obezite veya hareketsiz yaşam tarzına sahip bireylerin düzenli kardiyolojik muayeneden geçmesi gerektiğini vurguluyor. Rutin kardiyolojik kontroller kapsamında ise EKG, efor testi, kan testleri gibi tetkiklerin yapılıyor. Böylece olası riskler erken dönemde tespit edilerek gerekli önlemleri almak mümkün olabiliyor.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kalp hastalıklarından korunmak mümkün mü</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kalp hastalıklarını önlemek için sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemenin önemine vurgu yapan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hatice Kemal, "Beslenme düzeninde Akdeniz tipi beslenme modeli benimsenmeli, sebze, meyve, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar tüketilmelidir. Haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz yapmak kalp sağlığını korur. Tütün ürünlerinden ve aşırı alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Kronik stres, kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğinden, meditasyon ve yoga gibi stres yönetimi teknikleri uygulanmalıdır. Kaliteli ve yeterli uyku, kalp sağlığı için hayati önem taşımaktadır" uyarılarında bulunuyor.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Kalp hastalıklarından korunmak için önleyici sağlık tedbirlerini almak ve düzenli doktor kontrollerini ihmal etmemek gerekir" ifadesini kullanan Doç. Dr. Kemal, "Ani kalp krizleri, herhangi bir ön belirti göstermeden aniden gelişebilir ve ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, risk faktörleri taşıyan bireylerin kalp sağlığını düzenli olarak takip ettirmesi ve herhangi bir şüpheli durumda hızlı hareket etmesi büyük önem taşır" uyarısında bulunuyor.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/kalp-krizi-geliyorum-demez/15854/</link>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 21:58:16 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sahnede kalp krizi vakalarının sebebi gizli kalp mi?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/sahnede-kalp-krizi-vakalarinin-sebebi-gizli-kalp-mi.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Karadeniz müziğinin dev sesi Volkan Konak’ın (58) ani kalp krizi sebebiyle sahnede vefat etmesi, 6 ay önce sanatçı Metin Arolat’ın 52 yaşında yine kalp krizi sebebiyle hayatını kaybetmesinin ardından halk arasında bilinen "gizli kalp" hastalığı gündeme geldi. Doruk Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Yurtdaş, gizli kalp hastalığını değerlendirdi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Son dönemlerde gündemde yer alan ani kalp krizine dayalı vefatların ana sebebini ilgili kişilerde kalp rahatsızlığı şikayetlerinin olmaması ya da olan şikayetlerin önemsenmemesi olarak değerlendiren Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Yurtdaş, "Bu belirtiler bize gizli kalp rahatsızlığını işaret ediyor. Gizli kalp erken dönemde eğer tanı konulmazsa kendini ani kalp ölümü şeklinde gösterebilir. Böyle bir tablonun görülme riski yüzde 20’dir. Gizli kalp problemi olan her beş hastanın birinde maalesef tanı konulmadığı için ani kalp ölümü ile karşılaşmaktayız" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Erken tedavi hayat kurtarır"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Prof. Dr. Yurtdaş, ani kalp krizi sonrası ölümle kendini göstermeyen durumlarda zamanla kalp yetmezliği ya da ritim bozukluğu rahatsızlığının da görülebileceğini belirterek, "Erken tanı burada çok önemli. Erken zaman içerisinde tanı konulursa tedavi süreci de o kadar erken olabilir. Gizli kalp genetik olmaktan öte kişinin şikayetleri hissetmemesi veya tansiyon ve şeker hastalığı gibi durumlarda ağrı hissetmemesinden kaynaklanabilir. Bu hastalara erken dönemde tanı koyulması için mutlaka düzenli olarak doktor kontrolünde muayene olmalarında fayda vardır. Bir kişide gizli kalp olduğunu anlayabilmenin yolu ilk olarak ilgili kardiyoloji uzmanına başvurmasıdır. Yapılacak tetkik ve tahliller sonucunda bu hastalığı teşhis edebiliriz" ifadelerini kullandı.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Gizli kalpte kritik yaş 40</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-width: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Gizli kalp hastalığında çoğu zaman hastaların tipik herhangi bir kalp şikayeti (göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi) yaşamadığını ifade eden Yurtdaş, "Hastaların bazıları ise yaşadıkları karın ağrısı, terleme, lokal el, kol veya çene ağrısı gibi şikayetleri kalp ile ilgisi olmadığını düşünerek önemsemezler. Her yaşta görülebilmesine rağmen esas olarak 40 yaşından itibaren karşılaşmaktayız. Gizli kalp hastalığının tedavisi bu hastalığın tanısını koymakla başlar. Tanı konduktan sonra aşikar kalp hastalığı olarak kabul edip tedaviye başlarız. Öncelikle bir muayene ve sonrasında yapılacak tetkikler ile tanı koyarız. Tanı konduktan sonra mutlaka koroner anjiyografi yaparak kalp damarlarını görüntüleriz ve gerekirse balon ve stent kullanarak tedavi ederiz" diye konuştu.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/sahnede-kalp-krizi-vakalarinin-sebebi-gizli-kalp-mi/15848/</link>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:07:17 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kalp krizinden korunmanın yolları</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/kalp-krizinden-korunmanin-yollari.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Kalp krizleri genellikle kalbi besleyen koroner damarlarda oluşan yağlı plakların üzerinde milimetrik yırtılmaların oluşması ve saniyeler içinde üzerinde pıhtı birikerek damarı tıkaması sonucu görülür. Hemen teşhis konulamazsa öldürücü olabilir. Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, kalp kriziyle ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Göğüste baskı tarzında bir ağrı hissedildiğinde mutlaka doktor kontrolü, EKG ve kalp enzimi ismi verilen kan testleri ile teşhisin kesinleştirilmesi gerektiğini aktaran Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, "Kalp krizi kesinleştiğinde acil olarak koroner anjiyografi yapılması ve tıkanan damarın balon ve stent yöntemi ile hızla açılması hayat kurtarır" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">''Haftada 5 gün yarım saat yürüyüş ''</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Yürüyüş yapmanın önemine değinen Prof. Dr. Çatakoğlu, ''Yapılan araştırmalara göre insanların yaklaşık üçte biri hareketsiz bir yaşam sürüyor. Oysa haftada iki buçuk saat aktivite ile kalp hastalıkları azaltılabilir. Yani haftada 5 gün yarım saat yürüyüş yapmak, bisiklete binmek veya yüzmek kalp damarlarının yağlanmasına engel olacaktır'' diye konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">''Her gün 1 porsiyon sebze şart ''</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Her gün 1 porsiyon sebze yenilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çatakoğlu, ''Modern hayatta hızlı gıda tüketimi ile az yiyerek çok kalori alınıyor. 20 yıl öncesiyle kıyaslandığında içilen kahve veya öğle yemeğinde hızlı tüketilen gıdalarda kalori oranları en az iki kat arttı. Bu nedenle daha kolay kilo alınıyor. 50 yaşın üzerindeki insanların yaklaşık yüzde 70’inin kilolu olduğu biliniyor. Buna engel olmak için doğru gıdaları tercih etmek ve porsiyonları küçültmek gerekiyor. Sebzeyi gıdaların merkezine yerleştirilmeli ve her gün mutlaka 1 porsiyon sebze tüketilmelidir'' şeklinde konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">''Sigara içmeyin''</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Prof. Dr. Çatakoğlu, ''Sigara içenler kalp krizi nedeniyle içmeyenlere oranla 2-3 kat daha fazla ölüm riski ile karşı karşıya. Sadece bıraktıktan sonra 1 yıl içinde bile kalp krizi geçirme ihtimali yarı yarıya azalıyor'' dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">''Tansiyonunuz varsa hekim kontrolünü ihmal etmeyin''</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Tansiyona dikkat çeken Prof. Dr. Çatakoğlu, ''Yüksek tansiyonu olanlarda kalp hastalıkları ve kalp krizi riski belirgin olarak artar. 50 yaş ve üzerindeki her 3 kişiden birinde yüksek tansiyon vardır. Teşhis netleştiğinde tansiyonu normalleştirecek ilaçların başlanması kalp hastalığı ihtimalini azaltır. Günlük tuz kullanımını azaltmak, tansiyonu kontrol etmek ve oluşmasını engellemek için en pratik önlemlerden biridir'' ifadelerini kullandı.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Prof. Dr. Çatakoğlu, Kalp damarlarında yağlı plak oluşumunu kolaylaştıran 7 önemli faktörü şöyle açıkladı: ''Sigara, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, genetik öykü, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme. Bu risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp hastalıklarının yaklaşık yüzde 80’ini önlemek mümkün olabilir.''</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/kalp-krizinden-korunmanin-yollari/15828/</link>
<pubDate>Thu, 03 Apr 2025 00:13:41 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"Ağızdan nefes almak, diş eti kanamalarına neden olabiliyor"</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/agizdan-nefes-almak-dis-eti-kanamalarina-neden-olabiliyor.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Yaygın bir sağlık problemi olan diş eti kanamalarının nedeni, ağız içi hastalıklar olabildiği gibi sistemik rahatsızlıklar da olabiliyor. BHT Clinic İstanbul TEMA Hastanesi'nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Sevinç Öztürk Gencer, diş eti kanamalarının nedenlerine ve önleme yöntemlerine ilişkin bilgiler verdi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Hormonal değişiklikler diş eti kanamalarına yol açabiliyor</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Diş eti kanamalarının en yaygın nedeninin diş eti enfeksiyonları olduğunu belirten Gencer, "Diş eti enfeksiyonlarını en çok ağız içindeki tartar yani, diş taşı birikimi tetiklemektedir. Enfeksiyon odağı bunlar olduğu için diş eti kanaması daha fazla olacaktır. Sistemik rahatsızlıklar, diyabet, lösemi, kan pıhtılaşma hastalıkları da diş eti kanamalarına neden olabilir. Tansiyon ilaçları, kan sulandırıcılar ve kemoterapide kullanılan bazı ilaçlar diş eti kanamalarını çoğaltabilir. C ve K vitamini eksikliğinde, gebelik, ergenlik dönemleri, menopoz gibi dönemlerde hormonal değişiklik yüzünden de diş eti kanamaları görülmektedir. Bu dönemlerin geçirilmesiyle diş etleri normale dönecektir" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Ağız bakımında kullandığımız diş iplerinin yanlış kullanımı diş eti kanamalarına neden olabilir" diyen Gencer, "Diş fırçalarken çok sert fırçalamayalım ve diş ile diş eti arasındaki temizliği yapabilmek için fırçamızı diş etinden dişe doğru kullanalım. Bir diğer problem de ağız kuruluğu. Hastamız burundan nefes alamıyorsa ağız kuruluğu oluyor. Tükürük ağızdaki mikroorganizmaları uzaklaştırmak için çok iyi bir sıvı. Bu olmayınca haliyle ağız, diş eti enfeksiyonlarına, diş eti kanamalarına açık bir haline geliyor. Sigara ve aşırı alkol kullanımları da diş eti kanamalarını negatif anlamda etkileyebiliyor" diye konuştu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Tüm vücudu ilgilendiren bir sorun olabilir"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Diş eti kanamaları aslında bir sinyaldir. Bunun sebebini bulduğumuzda tedavi edildiğinde, belki sadece ağız içi enfeksiyonu değil tüm vücudu ilgilendiren sonucu kötü olabilecek bazı şeyleri önceden önlemiş olabiliriz" diyen Dt. Sevinç Öztürk Gencer, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Diş eti kanamalarını dikkate almamız şart. Hiç bir sorun olmadan dahi senede bir kez diş hekimine gitmek farkında olmadığımız tüm sıkıntıları da baştan tespit ve tedavi etmek anlamına gelecek. Diş eti kanamalarına sebep olacak diş taşları ne kadar az yığılı olursa, ne kadar hızlı ağızdan uzaklaştırılırsa hem kanama olmaz hem de diş kaybı yaşanmaz. Genel sağlıkla ilgili bir sıkıntı varsa da erken teşhis erken tedavi olur."</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Ağız duşu ve gargara önerisi</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Düzenli diş fırçalamayla birlikte gargara ve ağız duşunun da ağız hijyeni açısından önemine değinen Dt. Sevinç Öztürk Gencer, "Düzenli fırçalamanın dışında ağız içi gargaralar kullanabiliriz. Ağız içi gargaralar, diş taşı birikimini engellemek için diş üzerinde bir tabaka oluşturuyor. Diş ipini çok fazla kullanamadığımızı görüyorum. Onun yerine diş duşu, ağız duşu diye tabir edilen bakımı önde tutuyorum. Ülkemizde çok yaygınlaşmadı ama tüm hastalarıma ağız duşunu tavsiye ediyorum. Tazyikli suyla diş ve diş arasındaki birikimleri yüzde 100 kaldırıyor ve diş temizliğinde yüzde 100 etkili olabilecek bir enstrüman" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Doğru diş fırçalama tekniği ‘süpürerek' olmalı</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Yemekten hemen sonra diş fırçalamanın, artıkları dişten uzak tutmak için önemli olduğunu söyleyen Gencer, doğru diş fırçalama tekniğini ise şöyle anlattı:</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Dişleri fırçalarken diş macunu miktarı da önemli. Aşırı diş macunu kullandığımızda ağızdan onu durulamamız imkansız oluyor. Macunun kendisi değil, diş fırçalamanın kendisi önemli.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/agizdan-nefes-almak-dis-eti-kanamalarina-neden-olabiliyor/15768/</link>
<pubDate>Wed, 26 Mar 2025 13:23:17 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ramazan ayında çay ve kahve tüketimine dikkat</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/ramazan-ayinda-cay-ve-kahve-tuketimine-dikkat.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Ramazan ayında günde 14 saati bulan susuz kalma durumu, bazı kişilerde böbrek taşı oluşma riskini arttığı için sahur ve iftar vakitlerinde yeterli su tüketimine özen gösterilmesi gerektiğini ifade eden Medicana <span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span> Hastanesi Nefroloji Uzmanı Uz. Dr. Burak Canver, "Ramazan ayındaki uzun açlık ve susuzluk sürelerinin böbrek sağlığını tehdit etme riski her zaman vardır. Özellikle de yaşlı, kalp ve damar sorunları olan, yüksek kan şekeri ve kan basıncı değerleri nedeniyle çok sayıda ilaç kullanan hastalarda ve zaten belli bir derecede böbrek hastalığı olan kişilerde bu risk daha da fazladır. Bu nedenle de dikkat edilmesi gerekir" diyor.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Uz. Dr. Burak Canver, iftar ve sahur arasında sıvı alımına önem verilmesi gerektiğini söylerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini sıraladı;</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Özellikle sahurda idrar artırıcı yiyecekler ve içecekler tüketilmesi, kişiyi susuz bırakarak taş oluşum riskini arttırabilir. Ayrıca sıcak saatlerde günlük aktivitelerin azaltılması, ağır işlerden ve tuz tüketiminden kaçınılması oldukça önemlidir. Yine su tüketiminin yetersiz olması yavaş yavaş ve ilerleyici bir şekilde böbrek fonksiyonlarının azalmasına yol açabilir. Sahurda birden fazla yumurta, aşırı süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi, konserve yiyecekler, sakatat, muz, kavun, kuruyemiş ve içeriği tam bilinmeyen bitki çaylarının tüketiminden kaçınılmalıdır. Kafein içeren çay ve kahve gibi içecekler, domates, patlıcan ve sarımsak gibi yiyecekler susuzluğu artıracağı için fazla tüketilmemelidir. Kafein içeren içecekler tüketilecekse bile su içiminin artırılması gerekiyor."</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/ramazan-ayinda-cay-ve-kahve-tuketimine-dikkat/15612/</link>
<pubDate>Wed, 12 Mar 2025 00:16:25 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Oruç organlardaki pası temizliyor, karaciğere bayram ettiriyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/oruc-organlardaki-pasi-temizliyor-karacigere-bayram-ettiriyor.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Tayar, yaptığı açıklamada, Ramazan ayı geldiğinde Türkiye'de ve dünyada pek çok kişinin, ramazanda oruç tuttuğunu belirtti.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Ayrıca Müslüman orucu dışında, diğer büyük tek tanrılı dinlerde veya Hinduizm, Budizm gibi çoktanrılı dinlerde ve hatta insanoğlunun eski uygarlık döneminde de orucun hep olduğuna dikkati çeken Tayar, oruç tutmanın belli dönemlerde fizyolojinin detoks olması (arınması) için çok özel bir dönem olduğunu söyledi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Oruç yanlış tutulduğu takdirde fizyolojide yıkıcı birtakım durumların da ortaya çıkabileceğini dile getiren Tayar, şöyle devam etti:</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Bilinçli tutulan oruç hem bedene hem de ruha faydalıdır. Ramazanın bir yıl boyunca tükettiğiniz tonlarca yiyeceğin kalıntılarının (ağır metaller, antibiyotik ve hormon artıkları) ve yüklendiğiniz ruhsal ağırlıkların temizlenebilmesi için sunulmuş bir fırsat olduğunu unutmamalısınız. Yıl boyu hücrelerimizde biriken çok sayıdaki zehirli kalıntıları vücudumuzdan atacak etkili yöntemlerden birisi de oruç tutmaktır. Oruç bir anlamda organlarımızda biriken pası temizleyerek hücrelerimizin temizlenmesini, tazelenmesini ve hatta cilalanmasını temin ediyor. Oruç sayesinde vücudumuzda depo edilen besin maddelerini harcayarak yerine yeni besinleri yedeklemiş oluyoruz. Bu sayede bir anlamda tüm organizmamızda yenilenme hareketi destekleniyor."</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Orucu can simidi gibi algılamalı</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Orucun bir anlamda en eski tedavi metodu olduğunu ifade eden Tayar, "Bugün çoğumuzun bilinçli ya da bilinçsiz uyguladığı perhiz bir anlamda bazı gıdalara karşı oruçlu olmak anlamına gelebilir. Günümüzün yorgun, bitkin ve stresli insanı oruç tutmayı bir can simidi gibi algılamalı. Çünkü bir ay boyu yeme ve içmesinde yapacağı düzeltme bekli de hücrelerinde meydana gelen tükenmişliği biraz azaltacaktır." dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Tayar, bir tür detoks programı olarak adlandırabilecek oruç ile yaşam enerjisinin arttırılması ve vücudun zehirlerden temizleme işleminin üst düzeyde yapılabileceğini belirterek, şöyle devam etti: "Zinde ve dinç kalma hayalimizi bu sayede gerçekleştirebiliriz. Ramazan ayının ilk günlerinde birçoğumuzun yaşadığı geçici halsizlik, kırıklık, bitkinlik, yorgunluk ve baş ağrısı ise tamamen alışkanlıklarımızın değiştirilmesi ile ilgili olup birkaç gün içinde tamamen geçecektir. Oruç, on bir ay boyunca durmadan çalışan mide ile birlikte tüm sindirim sisteminin, dinlenmeye alınması ve insan vücudunun bir arınmaya tabi tutulması olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, günlük yaşamda sindirim sisteminde diğer organlara göre hastalık oldukça sık görülür. Bir yıl boyunca dinlenme fırsatı vermediğimiz mide ve bağırsak sistemimiz dinlenir. Karaciğerimiz oruç tutma süresince adeta bayram eder."</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Besinlerin 20 kez çiğnenmesi gerekir</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Oruçta, sindirim sisteminin dinlendirilip insan sağlığının korunması esasının göz ardı edilerek hareket edilmesinin, beraberinde birçok komplikasyonu getirebileceğine dikkati çeken Tayar, şunları kaydetti: "Bu nedenle iftar ve sahurda çok ve dengesiz yemek yiyerek vücudumuzu çok daha fazla yormamalı, belirli beslenme kurallarını dikkate almalıyız. Bu ayda aldığımız sıvı gıdaları artırırsak, hamur işleri ve tatlıları biraz azaltmaya çalışırsak, öğün aralarında meyve ve sebzeyle biraz desteklenirsek, hem zinde kalma şansını elde edilmiş olur, hem de kabızlıkla mücadele etmiş oluruz. Sahurda hafif ve sulu gıdalarla beslenmeye çalışalım.<br />
Böbrek yetmezliği olanlar, diyaliz hastaları, kalp ve tansiyon hastaları, ameliyat veya ameliyatın nekahat döneminde olanlar, emzirenler, hamileler, grip, zatürree, yüksek ateş, ishal yani mevsimlere göre ani başlayan rahatsızlığı olanlar, en azından hastalıkları döneminde oruç tutmamalılar."<br />
Tayar, sahurda sindirimi geç olan yumurta, süt, peynir gibi proteinli gıdaların tercih edilmesi, yiyeceklerin beşte ikisinin sahurda, beşte üçünün de iftarda tüketmesinin uygun olacağını belirterek, "Vücut ısısına yakın ısıda ılık bir çorbayla yemeğe başlanması, besinlerin en az yirmi kez çiğnenmesi, katı yağlar yerine sıvı yağlarla yapılan yemeklerin tercih edilmesi ve en önemlisi kepek ekmeği, salata, sebze ve meyve gibi posalı besinlerin tüketimine ağırlık verilmesi de yerinde olur. Gün boyu bu alışkanlıklarından uzak kalan kişi, iftar sonrası gün içindeki açığını kapatmaya çalışmamalıdır." diye konuştu.<br />
 </p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/oruc-organlardaki-pasi-temizliyor-karacigere-bayram-ettiriyor/15604/</link>
<pubDate>Mon, 10 Mar 2025 15:25:41 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Orkun Yıldırım istifa etti</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/bursa-il-saglik-muduru-dr-orkun-yildirim-istifa-etti.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;"><span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span>'da 20 Eylül 2023 tarihinde görevden alınan Fevzi Yavuzyılmaz'ın yerine göreve başlayan Dr. Orkun Yıldırım'ın, 1,5 yıldır sürdürdüğü görevinden istifa dilekçesini Sağlık Bakanlığına sunduğu ifade edildi. Bakanlık tarafından yeni İl Sağlık Müdürünün atanması bekleniyor.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">1994 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Orkun Yıldırım, 2001 yılından beri <span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span>'da görev yapmaktaydı. 2003 yılında <span style="font-weight: bold; text-decoration: underline;">Bursa</span> İl Sağlık Müdürlüğü Müdür Yardımcılığı görevini üstlenen Yıldırım, 2006 yılında Birleşmiş Milletler Sağlıkta Dönüşüm Projesi koordinatörlüğünü yürüttü. Yıldırım aynı zamanda 2012 yılında Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Kurucu Başkan Yardımcısıydı.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/bursa-il-saglik-muduru-dr-orkun-yildirim-istifa-etti/15598/</link>
<pubDate>Mon, 10 Mar 2025 14:55:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Uzmanı uyardı: "D vitamini eksikliği ağız kanserine yol açabilir"</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/uzmani-uyardi.jpg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, D vitamini eksikliğinin yol açabileceği hastalıklar konusunda önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, dünya nüfusunun yüzde 50’den fazlası D vitamini eksikliği riski altında olduğunu söyledi. Prof. Dr. Özkan, "Türkiye’de yapılan araştırmalara göre, özellikle kış aylarında Türk toplumunun D vitamini seviyesi düşük. Güneş ışığına yeterince maruz kalmamak, yanlış beslenme alışkanlıkları ve modern yaşam tarzı nedeniyle dünya genelinde ve halkımızın yüzde 80’inde D vitamini eksikliği mevcut. Bu durum, sadece genel sağlığı değil, ağız, diş, diş eti ve çene kemik sağlığını da ciddi şekilde tehdit ediyor" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">D vitamini eksikliği yaşayabilecek kişileri söyleyen Prof. Dr. Özkan, "Kapalı ortamlarda çalışanlar, Koyu tenli bireyler (cilt pigmentasyonu nedeniyle D vitamini üretimi azalır), 50 yaş üzeri bireyler, hamile ve emziren kadınlar, vegan beslenenler, balık, yumurta gibi D vitamini kaynaklarını tüketmeyenler" diye sıraladı.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Bağışıklık sistemi zayıfladığı için vücut, kanserli hücreleri etkili bir şekilde yok edemez"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Ağız kanseri riskine dikkat çeken Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, "D vitamini eksikliği olan çocuklarda dişler düzgün bir şekilde gelişmez ve daha kırılgan olur. Ayrıca, çene kemiğinin yeterince sertleşmemesi dişlerin yanlış hizalanmasına neden olabilir. Eğer çocuklukta yeterli D vitamini alınmazsa, yetişkinlikte diş eti hastalıkları, çene kemiği erimesi ve erken diş kayıpları kaçınılmaz hale gelir. D vitamini yeterli seviyede olduğunda, diş minesi daha güçlü olur ve çürük oluşma riski önemli ölçüde azalır. Ayrıca, tükürük içeriği de iyileşerek dişleri koruyan minerallerin yeniden depolanmasına yardımcı olur. Ağız kanseri riski, bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla ağız içinde iyileşmeyen yaralar ve kanser hücrelerinin kontrolsüz çoğalması. D vitamini eksikliği, kanser hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasına neden olabilir. Bağışıklık sistemi zayıfladığı için vücut, kanserli hücreleri etkili bir şekilde yok edemez" ifadelerini kullandı.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal; min-height: 14.3px;"> </p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Eksikliği zamanla diş ve çene kemik sağlığınızı geri dönülemez şekilde etkileyebilir"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Dişlerinizi ve kemiklerinizi korumak için yapılması gerekenleri sıralayan Prof. Dr. Özkan, "D vitamini seviyenizi ölçtürün, özellikle diş eti problemleri yaşıyorsanız. Güneş ışığından yararlanın, haftada en az 3 gün, 15-20 dakika. D vitamini yönünden zengin besinler tüketin. Balık, süt ürünleri, yumurta. Düzenli diş hekimi muayenesine gidin. İleri Diş eti hastalıkları erken teşhis edilirse geri döndürülebilir. Gerekirse hücresel seviyeye indirgenmiş D vitamini takviyesi alın. Dişlerinizi kaybetmeden önce, vücudunuzun ihtiyacı olan vitaminleri alın. D vitamini, ağız sağlığını koruyan görünmez bir kalkan gibidir. Eksikliği zamanla diş ve çene kemik sağlığınızı geri dönülemez şekilde etkileyebilir. Sağlıklı bir gülümseme için D vitamini seviyenizi önemseyin" dedi.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/uzmani-uyardi-d-vitamini-eksikligi-agiz-kanserine-yol-acabilir/15591/</link>
<pubDate>Sun, 09 Mar 2025 19:50:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"Aç karnına sıcak pide yemek, kan şekerini hızlı yükseltir"</title>
<description><![CDATA[<img src="https://inegollumetin.com.tr/images/haberler/ac-karnina-sicak-pide-yemek-kan-sekerini-hizli-yukseltir.jpeg" width="250"><br><p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Ramazan ayında beslenme düzeni değişirken, günlük enerji ve besin ihtiyacının karşılanması önem taşıyor. "Oruçla değişen beslenme düzenine bağlı olarak kabızlık, mide yanması, unutkanlık, dikkatsizlik, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi şikayetler görülebiliyor" diyen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, süreçte yetersiz beslenmenin bağışıklık sistemini zayıflatabileceği ve hastalıklara yakalanma riskini artırabileceği konusunda uyarılarda bulundu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Ramazan ayını sağlıklı ve verimli geçirmek için sahur ve iftar öğünlerinin bilinçli bir şekilde planlanması gerekiyor" diyen Dyt. Arslansoyu, "Ayrıca; diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik rahatsızlıkları olan bireylerin ya da hamile, emziren anne ve büyüme çağındaki çocukların sağlık açısından oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekiyor" uyarısında bulundu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Tuzlu yiyecekler, şarküteri ürünleri sahurda tercih etmeyin"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Sahurda yüksek lifli ve protein ağırlıklı beslenin. Sahurda yapılan besin tercihleri, gün içinde kan şekerinin dengede kalmasını sağlamak açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullanan Dyt. Arslansoyu, tuzlu yiyecekler, şarküteri ürünleri ve kızartmaların susuzluk hissini artırabileceği nedeniyle sahurda tercih edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Dyt. Arslansoyu, "Sahurda yüksek lifli ve protein içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi gerekiyor. Özellikle; tam buğday veya çavdar ekmeği, süt ve süt ürünleri, yumurta, çiğ kuruyemişler, komposto, mevsim meyve ve sebzelerinin sahur için ideal seçenekler arasında yer alıyor" dedi.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Ramazan pidesini çok sıcak tüketmemeye özen gösterin"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Ramazan pidesini çok sıcak tüketmemeye özen gösterin" diyen Dyt. Arslansoyu, iftar öğününde yapılan en büyük hatanın hızlı ve fazla miktarda yemek tüketmek olduğunu ifade etti. Bunun mide ve bağırsak sorunlarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Orucumuzu açarken su ve hurma, peynir, mevsim sebzesi, zeytin gibi kahvaltılıklar tüketmek doğru bir seçim olabileceği gibi, hafif çorbalar da iyi bir seçenektir. Orucumuzu açtıktan sonra, mideyi yormamak için 15-20 dakika beklemeliyiz" ifadelerini kullanan Dyt. Arslansoyu, rafine unlu ve aşırı yağlı besinlerden kaçınılması gerektiğinin de altını çizdi. Ramazan pidesinin aşırı tüketilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Arslansoyu, "Aç karnına sıcak pide yemek, kan şekerini hızlı yükselteceğinden kontrollü tüketilmelidir" uyarısında bulundu.</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">"Sıvı tüketimi en az 2 litre olmalı"</p>

<p style="margin: 0px; font-style: normal; font-variant-caps: normal; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: system-ui; font-size-adjust: none; font-kerning: auto; font-variant-alternates: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; font-variant-emoji: normal; font-feature-settings: normal; font-optical-sizing: auto; font-variation-settings: normal;">Ramazan süresince günlük en az 2 litre su tüketilmesi gerektiğini ifade eden Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, iftar ve sahur arasında sık ve dengeli beslenme alışkanlığı edinilmesi gerektiğini belirtti. İftar sonrası taze mevsim meyvelerine yer verilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Arslansoyu, sindirimi kolaylaştırmak adına aşırı şekerli ve yağlı tatlılar yerine meyve ve hafif sütlü tatlıların tercih edilmesini önerirken, ayrıca iftardan 1,5-2 saat sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüşlerin metabolizmayı desteklediğini belirtti.</p>
]]></description>
<link>https://inegollumetin.com.tr/ac-karnina-sicak-pide-yemek-kan-sekerini-hizli-yukseltir/15589/</link>
<pubDate>Sun, 09 Mar 2025 15:48:22 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>