|
Tweet |
Peki ya İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası?
Bugün çarşıya çıkın, sanayiye gidin, bir esnafın kapısını çalın. Konuşulan konular belli; yükselen maliyetler, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, daralan piyasa ve geleceğe dair artan endişeler. Böylesine zorlu bir süreçte üyeler, odalarından çok daha güçlü bir duruş ve daha etkili bir mücadele bekliyor.
Çünkü ticaret odaları sadece belge düzenleyen, aidat toplayan kurumlar değildir. Ticaret odaları, üyelerinin sesi olmak, sorunlarını ilgili mercilere taşımak, çözüm üretmek ve bulunduğu şehrin ekonomisine yön vermek için vardır.
İnegöl gibi üretimin ve ihracatın lokomotif şehirlerinden birinde iş dünyasının sesi daha gür çıkmalıydı. Daha fazla proje, daha fazla girişim, daha fazla lobi faaliyeti ve daha görünür bir mücadele bekleniyordu. Ancak bugün birçok üyenin “Daha fazlası yapılabilirdi.” görüşünü dile getirdiği görülüyor.
Hiçbir makam sonsuza kadar aynı isimlerle anılmaz. Kurumlar, değişimden korkarak değil; yenilenerek büyür. Yeni fikirler, yeni hedefler ve güçlü bir vizyon, bazen kurumların yeniden ayağa kalkmasının en önemli anahtarıdır.
Yaklaşan süreçte İTSO üyeleri sadece isimleri değil, ortaya konulan performansı da değerlendirecek. Sandık günü geldiğinde karar, kulislerde değil, üyelerin vicdanında verilecek.
Çünkü İnegöl’ün ihtiyacı; üreticisinin, ihracatçısının ve esnafının sesini her platformda güçlü şekilde savunan, çözüm üreten ve şehrin ekonomik geleceğine yön veren bir ticaret odasıdır.
Belki de artık asıl soru şudur:
İTSO mevcut anlayışla yoluna devam mı etmeli, yoksa yeni bir vizyonla geleceğe mi hazırlanmalı?
