|
Tweet |
Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğu vurgulanarak Türkiye’de gıda zincirinde yaşanan sorunlara dikkat çekildi.
Açıklamada, vatandaşların tükettikleri ürünlerin içeriğinden emin olamadığı belirtilerek, “Çocuklarımıza güvenle bir bardak süt içiremediğimiz, tenceremize ne koyduğumuzdan emin olamadığımız, helal ve temiz gıdaya ulaşmanın adeta bir lüks haline geldiği karanlık bir dönemi yaşıyoruz” ifadelerine yer verildi.
“GIDA SAHTEKÂRLIĞI TOPLUM SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”
Gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş uygulamalarının ciddi bir sorun haline geldiği belirtilen açıklamada; zeytinyağına farklı tohum yağlarının karıştırılması, et ürünlerinde mevzuata aykırı içeriklerin kullanılması ve süt ürünlerine farklı maddelerin eklenmesi gibi uygulamaların halk sağlığı açısından risk oluşturduğu ifade edildi.
Gıda sahtekârlığının basit bir hata olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanan açıklamada, mevcut yaptırımların caydırıcılığının artırılması gerektiği kaydedildi.
TARIM POLİTİKALARI VE DENETİM ELEŞTİRİSİ
Açıklamada, yüksek gıda enflasyonu, dışa bağımlılık, gıda israfı ve istikrarsız tarım politikalarının gıda güvenliğini olumsuz etkilediği savunuldu.
5996 sayılı Kanun kapsamındaki uygulamalara da eleştiri yöneltilerek, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ilgili meslek kuruluşlarının sürece daha etkin şekilde dahil edilmesi gerektiği belirtildi.
DÖRT MADDELİK ÇAĞRI
Saadet Partisi Kadın Kolları, açıklamasında yetkililere şu çağrılarda bulundu:
“GIDA GÜVENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”
Açıklamanın sonunda gıda güvenliğinin yalnızca bir tüketici sorunu olmadığı, aynı zamanda toplum sağlığı ve gelecek nesiller açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanlığı, vatandaşların tükettiği gıdaların helal, temiz ve sağlıklı olması için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek açıklamasını kamuoyuna saygıyla duyurdu.
